Avrupa kıtasında etkisini gösteren ve birçok ülkede 40 dereceyi aşan sıcaklıklarla kırmızı alarm verilmesine neden olan aşırı sıcak hava dalgası, Türkiye'nin gündemine yerleşti. Bilim insanları, bu durumu "ısı kubbesi" olarak tanımlarken, sıcaklığın tek başına bir gösterge olmadığını; nem, gece sıcaklıkları ve altyapı gibi faktörlerin hayati risk oluşturduğunu ifade ediyor.
Temmuz ayında Türkiye'yi ne bekliyor?
Meteoroloji uzmanları, iklim modellerine dayanarak Temmuz ayı boyunca Türkiye genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin 1 ila 3 derece üzerinde seyredeceğini öngörüyor. Özellikle Ege'nin iç kesimleri, İç Anadolu'nun güneyi, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde termometrelerin 36 ile 40 derece aralığına, yer yer daha da üzerine çıkması bekleniyor.
Uzmanlar, bu durumun her gün aşırı sıcak yaşanacağı anlamına gelmediğini, zaman zaman rüzgâr değişimleriyle serinlemeler görülebileceğini ancak genel tablonun sıcak geçeceğini vurguluyor. Özellikle İstanbul'da nem oranının yüksek olması, hissedilen sıcaklıkların gündüz 40 derecenin üzerine çıkmasına neden olabilir.
İkinci sıcak hava dalgası yolda
İstanbul başta olmak üzere batı bölgelerini etkilemesi beklenen ikinci bir sıcak hava dalgasının 8-9 Temmuz tarihlerinden itibaren etkili olacağı tahmin ediliyor. Kronik rahatsızlığı olan vatandaşların, yaşlıların ve çocukların güneşin en dik geldiği öğle saatlerinde dışarıda bulunmamaları konusunda uyarılar yapılıyor.
Geçmiş yıllarda kaydedilen rekor sıcaklıklar göz önüne alındığında, Güneydoğu Anadolu'da Şırnak, Mardin, Şanlıurfa ve Diyarbakır gibi illerde 48-50 derece bandında sıcaklıkların görülmesi uzmanlar tarafından sürpriz olarak karşılanmıyor. Atmosferin ısınmaya devam etmesiyle birlikte rekorların kırılma aralığının kısaldığına dikkat çekiliyor.
Yağış beklentilerine ilişkin ise tamamen kurak bir dönem öngörülmüyor. Doğu Karadeniz ve İç Anadolu'nun kuzey kesimlerinde yerel ve kısa süreli yaz yağmurlarının görülebileceği belirtiliyor.