Türkiye'de çocukların karıştığı şiddet olaylarında evlatlarını kaybeden aileler, 18 yaş altı bireylerin işlediği ağır suçlara yönelik müebbet hapis cezası getirilmesini öngören yasal düzenlemeye destek veriyor. Ankara'da parkta bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybeden 16 yaşındaki Kayra Ataman'ın annesi Emine Ataman, bir cana kıyan kişilerin çocuk olarak nitelendirilmemesi gerektiğini belirterek, ağır cezaların caydırıcı olacağını ifade etti.
Ailelerin ihmali sorgulanıyor
Mağdur aileler, çocukların suç aletlerine kolayca ulaşabilmesinde ailelerin büyük bir ihmali olduğunu savunuyor. 15 yaşındayken 12 bıçak darbesiyle öldürülen Fatih Acacı'nın ablası Beyhan Acacı, katilin evinde bulunan bıçak koleksiyonunun ailesinin bilgisi dahilinde olduğunu belirterek, ebeveynlerin de sorumluluk alması gerektiğini dile getirdi. Benzer şekilde, kesici aletlerin marketlerde dahi kolayca satılabilmesi, ailelerin en büyük şikayet konularından biri olarak öne çıkıyor.
Organize suçlarda yaş sınırı tartışması
Mağdur Aileler Platformu Kurucu Başkanı Tanju Mutluay, organize suç örgütlerinin çocukları kullanmasına dikkat çekerek, planlı ve organize hareket eden faillerin yaşlarının küçük olması nedeniyle hafif cezalarla kurtulmasının adaleti zedelediğini belirtti. Mutluay, bu tür durumlarda sadece failin değil, ihmali olan ailelerin ve silahı temin edenlerin de yargılanması gerektiğini savundu.
Hakan Çakır'ın babası Şahin Çakır ise 15-18 yaş grubuna yönelik düzenlemenin önemli bir adım olduğunu ancak ağır suçlarda yaş sınırının daha da aşağı çekilmesi gerektiğini ifade etti. Aileler, bu yasal düzenlemenin başka ocakların sönmesini engellemek adına hayati bir öneme sahip olduğu görüşünde birleşiyor. Toplumun farklı kesimlerinden gelen bu talepler, çocukların şiddet sarmalından korunması ve suç işleyenlerin hak ettikleri cezayı alması noktasında ortak bir beklentiyi yansıtıyor.