Altın piyasasında yatay seyir devam ederken, gram altının 6 bin ile 6 bin 200 lira aralığında hareket ettiği gözlemleniyor. Piyasaları değerlendiren uzmanlar, ons altındaki 4 bin dolar seviyesinin önemine dikkat çekerek, bu seviyenin altına sarkmalar yaşansa da talebin devam ettiğini ifade ediyor.
Jeopolitik riskler ve Fed beklentileri
Körfez bölgesinde artan jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarını doğrudan etkileyerek petrol fiyatlarında yükselişe neden oldu. Petrol fiyatlarındaki bu artış, küresel piyasalarda Fed'in faiz politikasına dair belirsizlikleri de beraberinde getiriyor. Özellikle eylül ayında faiz artırımı beklentisinin yüzde 53 seviyelerine çıkması, yatırımcıların tedirginliğini artırıyor.
Çin'in etkisi ve yatırım stratejisi
Piyasadaki dengeyi sağlayan unsurlardan biri de merkez bankalarının altın alımları olarak öne çıkıyor. Özellikle Çin'in haziran ayı itibarıyla gerçekleştirdiği güçlü alımlar, altın fiyatlarını destekleyen temel faktörler arasında gösteriliyor. Uzmanlar, jeopolitik risklerin masada kalmaya devam edeceğini ve bu durumun altın fiyatları üzerinde belirleyici olacağını vurguluyor.
Bireysel yatırımcılar için ise kademeli alım stratejisi kritik bir önem taşıyor. Uzmanlar, piyasadaki kısa vadeli dalgalanmalara karşı tek bir seviyeden işlem yapmak yerine, kademeli alımların daha sağlıklı bir yöntem olduğunu belirtiyor. Gram altında 6 bin liranın altındaki seviyelerin görülmesinin mümkün olduğu ancak orta ve uzun vadeli yükseliş beklentisinin korunduğu ifade ediliyor. Dünya genelinde yüksek enflasyon ve faiz artırımları konuşulmaya devam ettiği sürece, altın piyasasında baskılanmanın sürebileceği ancak jeopolitik risklerin fiyatları desteklemeye devam edeceği öngörülüyor.