Taşınmaz Satışları ve Ödenmeyen Bedeller
Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan iş insanı Hüseyin Başaran, emniyette verdiği ifadede çarpıcı iddialarda bulundu. Suç örgütü üyeliği ve kara para aklama suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Başaran, herhangi bir örgüte üye olmadığını savunarak asıl mağdurun kendisi olduğunu ileri sürdü.
Başaran'ın ifadesine göre, Haluk Levent kendisini uluslararası fonların yetkilisi olarak tanıttı ve ABD, Avrupa Birliği ile Birleşmiş Milletler'den gelecek yardımlardan bahsetti. Bu güven ilişkisi sonucunda, vadeli ödeme şartıyla çok sayıda taşınmaz satışı gerçekleştirildi. 3 Şubat tarihinde imzalanan bir protokol ile 602 milyon lira değerindeki dört mülk, Levent'in asistanı olduğunu belirttiği Yeliz Kaya adına tescil edildi.
Milyarlık Kayıp ve Şüpheli Devirler
İş insanı, toplamda 2 milyar 298 milyon 985 bin 908 lira tutarındaki satışlar gerçekleştirdiğini ancak karşılığında yalnızca 151 milyon 680 bin lira alabildiğini iddia etti. Başaran, ödemeler geciktiğinde Levent'in kendisini oyaladığını, önce yurt dışında olduğunu, ardından ise mide kanseri olduğunu söylediğini öne sürdü.
Yapılan araştırmalar sonucunda, Yeliz Kaya'ya devredilen mülklerin kısa süre içinde Esin Önder Çağlayan ve onun sahibi olduğu savunma şirketlerine aktarıldığı, ardından bu mülkler üzerinden yüksek krediler çekildiği iddia edildi. Başaran, Haluk Levent'in vefat eden kızına yönelik duygusal hassasiyetlerini kullanarak kendisini manipüle ettiğini ve güvenini kazandığını savundu.
Süreçle ilgili savcılığa şikayette bulunan ve hukuk davası açan Başaran, tapular üzerine tedbir konulduğunu belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etti.