Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD) 2025 yılına ilişkin yayımladığı rapor, Avrupa genelindeki emeklilik sistemlerinin geleceğine dair önemli veriler sunuyor. Nüfusun hızla yaşlanması ve emeklilik sistemlerinin mali sürdürülebilirliğini koruma ihtiyacı, birçok Avrupa ülkesini yasal emeklilik yaşlarını yukarı çekmeye zorluyor.
Avrupa genelinde yükselen yaş sınırı
Analiz edilen 32 ülkenin büyük çoğunluğunda, önümüzdeki yıllarda emeklilik yaşının artması bekleniyor. AB genelinde erkekler için emeklilik yaşının ortalama 2 yıl, kadınlar için ise 2,4 yıl uzaması öngörülüyor. Uzmanlar, bu stratejinin emekli maaşlarında kesintiye gitmeden sistemin ayakta kalmasını sağlamak için tercih edildiğini belirtiyor.
Danimarka, 74 yaş sınırı ile gelecekte Avrupa'nın en geç emekli olunan ülkesi konumuna yerleşmeye hazırlanıyor. Estonya, İtalya, Hollanda ve İsveç gibi ülkelerde de emeklilik yaşının 70 ve üzerine çıkacağı tahmin ediliyor.
Türkiye'de dikkat çeken değişim
Türkiye, mevcut emeklilik yaşları ile Avrupa genelinde istisnai bir konumda bulunuyor. OECD verilerine göre, Türkiye'de erkekler için 52 olan emeklilik yaşının 65'e, kadınlar için ise 49 olan yaş sınırının 63'e yükselmesi öngörülüyor. Bu durum, Türkiye'yi Avrupa'da emeklilik yaşındaki artış oranının en yüksek olduğu ülke konumuna getiriyor.
Yaşlanan nüfus baskısı
Raporda, sadece emeklilik yaşının artırılmasının değil, prim oranlarının yükseltilmesi veya hak düzeylerinin düşürülmesi gibi alternatiflerin de masada olduğu vurgulanıyor. OECD ülkelerinde 20 ile 64 yaş arasındaki her 100 kişiye düşen 65 yaş ve üzeri birey sayısının 2050 yılına kadar 52'ye ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu demografik değişim, emeklilik sistemleri üzerindeki mali baskının önümüzdeki çeyrek asırda daha da artacağını gösteriyor.