Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde (CERN) bulunan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda (LHC) yıllardır gözlemlenen ve fizikçilerin UFO olarak adlandırdığı gizemli sinyaller, yeni bir bilimsel tartışmanın merkezine yerleşti. Tanımlanamayan düşen nesneler anlamına gelen bu olaylar, proton demetinde meydana gelen ani ışın kayıpları olarak kaydediliyor. Bilim insanları, bu kesintilerin hızlandırıcı içindeki mikroskobik toz parçacıklarının demete karışmasından kaynaklandığını uzun süredir biliyordu; ancak bu tozların nasıl yerinden koptuğu gizemini koruyordu.
Karanlık madde izi olabilir
British Columbia Üniversitesinden fizikçiler Xunyu Liang ve Ariel Zhitnitsky, bu durumun arkasında aksiyon kuark kümeleri (AQN) adı verilen varsayımsal bir karanlık madde türünün olabileceğini öne sürdü. Araştırmacılara göre, Dünya'nın içinden geçen bu yoğun yapılar, yer altında son derece zayıf akustik şok dalgaları oluşturuyor. Bu titreşimler, onlarca kilometre uzaktaki hızlandırıcıya ulaşarak iç yüzeydeki tozları proton demetine doğru savurabiliyor.
Hesaplamalar, bir AQN'nin hızlandırıcının 100 kilometre yakınından geçmesinin bile ölçülebilir bir etki yaratabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, bu olayın arka plan gürültüsünden beş kat daha güçlü bir sinyal üreteceğini belirtiyor. Teorik modele göre, karanlık madde kaynaklı bir etkinin tespiti için 27 kilometre uzunluğundaki tünelde iki saniye içinde en az üç bağlantılı sinyal kümesinin oluşması gerekiyor.
Yeni donanım gerekmiyor
Bu hipotezin en dikkat çekici yanı, CERN'de yeni bir cihaz kurulumuna ihtiyaç duyulmamasıdır. LHC'nin mevcut hassas izleme sistemlerinin, bu titreşimleri dolaylı yoldan yakalayabilecek kapasitede olduğu düşünülüyor. Fizikçiler, geçmiş verilerin bu yeni bakış açısıyla yeniden taranmasının, karanlık maddenin keşfi yolunda önemli bir adım olabileceğini savunuyor.
Şimdilik teorik bir öneri aşamasında olan bu çalışma, parçacık hızlandırıcılarının küresel bir karanlık madde gözlem ağına dönüştürülebileceği fikrini de beraberinde getiriyor. Eğer geçmiş kayıtlarda tahmin edilen sinyal kümeleri bulunursa, bu durum makroskobik karanlık madde adaylarının varlığına dair güçlü bir kanıt oluşturabilir.