Bilim dünyası, beslenme alışkanlıklarının beyin sağlığı üzerindeki etkilerini mercek altına alan kapsamlı bir araştırmaya imza attı. Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden Jiazhen Zheng liderliğindeki ekip, yaşamın ilk dönemlerinde şeker alımını kısıtlamanın, ilerleyen yaşlarda demans gelişme ihtimalini ciddi oranda düşürdüğünü saptadı.
Çalışma kapsamında, İkinci Dünya Savaşı döneminde Birleşik Krallık'ta uygulanan şeker karne sisteminden etkilenen yaklaşık 65 bin kişinin sağlık verileri analiz edildi. 1953 yılında kısıtlamaların sona ermesiyle birlikte günlük ortalama şeker tüketiminin 41 gramdan 80 grama kadar yükseldiği gözlemlendi. Araştırmacılar, katılımcıları şeker kısıtlamasına maruz kaldıkları sürelere göre farklı gruplara ayırarak, 55 yaşından sonraki 15 yıllık süreçte ortaya çıkan demans vakalarını takip etti.
Elde edilen bulgular, doğum öncesi ve yaşamın ilk iki yılında şeker kısıtlamasına maruz kalan bireylerde demans riskinin, kısıtlamaların olmadığı dönemde doğanlara kıyasla yüzde 23 oranında daha düşük olduğunu gösterdi. Sadece ilk bir yıl kısıtlama yaşayanlarda ise bu oran yüzde 21 olarak kaydedildi. Ayrıca, demans tanısı konulan kişiler arasında, erken yaşta şeker tüketimi düşük olanların hastalığa yakalanma yaşının ortalama 2,6 yıl daha geç olduğu tespit edildi.
Uzmanlar, yaşamın ilk bin günündeki beslenme düzeninin beyin sağlığı profili üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını belirtiyor. Jiazhen Zheng, hamilelik ve bebeklik döneminde ilave şeker tüketimini sınırlandırmanın, toplum sağlığı açısından oldukça faydalı bir strateji olabileceğini ifade etti. Bununla birlikte, söz konusu ilişkinin altında yatan biyolojik mekanizmaların tam olarak aydınlatılması için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyulduğu da vurgulandı.