Ağaçlara Dijital Kimlik ve Sağlık Taraması
İstanbul'un tarihi korularında, Boğaz yamaçlarında ve doğal sit alanlarında bulunan asırlık ağaçlar, modern bilimsel yöntemlerle koruma altına alınıyor. Uygulanan sürecin ilk aşamasında hazırlanan rölöve planları, her ağaç için bir kimlik kartı görevi görüyor. Bu raporlar aracılığıyla ağaçların türü, yaşı, boyu, gövde çapı ve genel sağlık durumları detaylıca kaydedilerek sayısal haritalara aktarılıyor.
Akustik Tomografi ile İç Yapı Analizi
Görsel kontrollerin ötesine geçen çalışmalarda, ağaçların iç kısmındaki görünmeyen hasarları belirlemek için akustik tomografi yöntemi kullanılıyor. Halk arasında "ağaç MR'ı" olarak da adlandırılan bu işlemde, gövdeye yerleştirilen sensörler yardımıyla ses dalgalarının hareketi ölçülüyor. Elde edilen üç boyutlu görüntüler sayesinde, ağacın içindeki boşluklar veya çürümeler erkenden tespit edilebiliyor.
Risk Yönetimi ve Koruma Stratejileri
Uzmanlar, sadece iç çürümenin yeterli olmadığını; rüzgar yükü, kök yapısı ve ağacın eğimi gibi faktörlerin bir arada değerlendirilerek devrilme riskinin hesaplandığını belirtiyor. Risk tespit edilen ağaçlarda öncelik kesim değil, budama yoluyla yükün azaltılması veya mekanik destek sistemlerinin kurulması oluyor. Bu sayede hem kent güvenliği sağlanıyor hem de doğal miras korunuyor.
Doğal sit alanlarında yürütülen bu koordinatlı takip sistemi, izinsiz müdahalelerin tespit edilmesini de kolaylaştırıyor. Yaklaşık 17 yıldır uygulanan bu yöntemler, günümüzde Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü gibi geniş yeşil alanlarda da sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda uygulanmaya devam ediyor.