Ağustos ayının başlamasıyla birlikte, halk arasında Eyyam-ı Bahur olarak bilinen ve çöl sıcakları şeklinde de adlandırılan yüksek sıcaklık dönemi gündeme geldi. Meteorolojik açıdan yoğun nem ve aşırı sıcakları beraberinde getiren bu süreç, Türkiye genelinde farklı etkiler gösterecek.
Bölgesel Farklılıklar ve Etkiler
İstanbul Teknik Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hüseyin Toros, Eyyam-ı Bahur'un resmi bir meteorolojik terim olmadığını, ancak geleneksel olarak yılın en sıcak günlerini ifade ettiğini belirtti. Sıcak hava dalgasının Türkiye'nin doğu kesimlerine Arap Yarımadası üzerinden, batı kesimlerine ise Afrika üzerinden giriş yapması bekleniyor.
Sıcaklıkların etkisi coğrafi özelliklere göre değişiklik gösterecek. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde temel risk unsuru doğrudan yüksek hava sıcaklıkları olurken, sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkması öngörülüyor. İstanbul gibi Marmara Bölgesi'nin kıyı kesimlerinde ise yüksek nem oranı, hissedilen sıcaklığın daha da artmasına neden olacak.
İklim Değişikliği ve Gözlemler
Prof. Dr. Toros, kısa süreli sıcak hava dalgalarının tek başına iklim değişikliğinin kanıtı sayılamayacağını ifade etti. Ancak uzun yıllara dayanan meteorolojik gözlemlerin, Türkiye genelinde belirgin bir ısınma eğilimi olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı. Çarşamba gününden itibaren Türkiye genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkması bekleniyor.
Vatandaşların, özellikle nemin yüksek olduğu bölgelerde bunaltıcı hava koşullarına karşı tedbirli olmaları ve meteorolojik uyarıları takip etmeleri önem taşıyor. Sıcaklıkların bölgeden bölgeye farklılık göstereceği bu dönemde, özellikle öğle saatlerinde dışarıda bulunmamak sağlık açısından kritik bir öneme sahip.