Avrupa Birliği, yapay zeka teknolojilerinin kullanımında şeffaflığı artırmak amacıyla hazırladığı yeni kuralları yürürlüğe soktu. Yapay Zeka Yasası'nın 50. maddesi kapsamında devreye alınan bu düzenlemeler, yapay zeka sistemlerini kullanan veya bu sistemlerle içerik üreten herkesi kapsıyor. Yeni kurallar, AB sınırları içinde faaliyet gösteren şirketlerin yanı sıra, hizmetleri AB pazarında sunulan yabancı aktörler için de bağlayıcı nitelik taşıyor.
Düzenlemeler, yapay zeka ile üretilen veya önemli ölçüde değiştirilen içeriklerin, kullanıcılar tarafından kolayca ayırt edilebilir şekilde işaretlenmesini şart koşuyor. Özellikle kamuoyunu ilgilendiren konularda üretilen metinler, görseller, videolar ve ses kayıtları bu kapsamda değerlendiriliyor. Ayrıca, gerçek kişilerle doğrudan etkileşime giren sohbet botları, yapay zeka destekli çağrı merkezleri ve sesli asistanların, kullanıcıya bir yapay zeka ile muhatap olduğunu bildirmesi zorunlu kılındı.
Yükümlülükler, ticari amaç güden tüm içerikleri kapsarken, kişisel kullanım, bilimsel araştırma ve açık kaynaklı sistemler için bazı istisnalar tanımlandı. Ancak, profesyonel amaçla kullanılan deepfake içerikler ve ticari reklamlar, istisnalardan muaf tutularak sıkı denetim altına alındı. Şeffaflık kurallarına uyum sağlamayan sağlayıcılar ve sistemi devreye alanlar, 15 milyon euroya kadar veya dünya genelindeki toplam cirolarının yüzde 3'üne varan ağır idari para cezalarıyla karşı karşıya kalabilecek.
AB kurumları için ise bu ceza üst sınırı 750 bin euro olarak belirlendi. Komisyon, yalnızca teknik meta veriler veya genel bilgilendirme metinleri gibi yetersiz işaretleme yöntemlerinin kabul edilmeyeceğini vurguluyor. İçeriklerin, makine tarafından okunabilir ve insanlar tarafından kolayca fark edilebilir biçimde etiketlenmesi gerekiyor. İşverenler ve tüzel kişilikler, kendi denetimleri altındaki çalışanların veya taşeronların ürettiği içeriklerden de sorumlu tutulacak.