Hollywood'un en tanınmış ailelerinden birine mensup olan Stephen Baldwin, sinema dünyasında emin adımlarla ilerlediği bir dönemde radikal bir karar alarak hayatını tamamen değiştirdi. Alec, William ve Daniel Baldwin gibi ünlü isimlerle kardeş olan oyuncu, soyadının getirdiği avantajları ve şöhretin sunduğu imkanları elinin tersiyle iterek daha sade bir yaşam tarzına yöneldi.
1995 yapımı Olağan Şüpheliler gibi önemli projelerde yer alarak kariyerinde yükselişe geçen Baldwin, o dönemde büyük bir yıldız olma yolunda ilerliyordu. Ancak oyuncu, bu yaşam tarzının kendi kişiliğiyle örtüşmediğini fark ettiğini belirtti. Tom Cruise gibi gişe rekorları kıran bir yıldız olma hedefi taşımadığını ifade eden Baldwin, Hollywood'un ışıltılı dünyasından uzaklaşarak New York'un Massapequa kasabasında sıradan bir hayat kurmayı tercih etti.
Hayatındaki bu büyük değişimin 2000'li yılların başında gerçekleştiğini anlatan Baldwin, evlerinde çalışan bir hizmetlinin dini bir yönelim yaşayacaklarına dair kehanetinin kendisini etkilediğini paylaştı. Kız kardeşiyle katıldığı kilise etkinlikleri sonrasında inancına daha fazla bağlanan oyuncu, Hollywood'dan ayrılma kararını bu süreçte kesinleştirdi. Baldwin, bu kararın ardından hayatını inancı ve ailesi üzerine inşa ettiğini vurguladı.
1990 yılında Kennya Baldwin ile dünyaevine giren ve bu evlilikten Hailey Baldwin Bieber ile Alaia Baldwin adında iki kızı bulunan oyuncu, şu anki yaşamından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Hayal ettiğinden daha fazla maddi kazanç elde ettiğini ve hayatının aşkıyla birlikte olduğunu belirten 60 yaşındaki Baldwin, kendini oldukça şanslı hissettiğini ifade ediyor. Bugün artık Justin Bieber'ın kayınpederi olarak da tanınan Stephen Baldwin, şöhretin getirdiği baskılardan uzak, inancının rehberliğinde huzurlu bir yaşam sürmeye devam ediyor.