Antalya’nın Alanya ilçesi sahil şeridi, son dönemde artan plastik atık yoğunluğu nedeniyle ciddi bir çevre tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Alanya Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilen bilimsel çalışmalar, denizdeki kirliliğin yerel faktörlerden ziyade dış kaynaklı etkenlere dayandığını gösteriyor. Hazırlanan rapora göre, rekor seviyedeki plastik ithalatı ve geri dönüşüm tesislerinin çevresel yükü, durumun temel nedenleri arasında sıralanıyor.
Türkiye, Nisan 2026 itibarıyla 70 bin tonun üzerinde plastik atık ithal ederek son on yıllık dönemin en yüksek aylık rakamına ulaştı. İthal edilen bu atıkların büyük bölümü Adana ve Mersin’deki tesislere yönlendirilirken, ülkenin resmi geri dönüşüm kapasitesinin çok üzerinde bir giriş yapıldığı belirlendi. Kapasite farkının çevreye sızıntıyı kaçınılmaz kıldığı vurgulanan araştırmada, geri dönüşüm tesislerinde meydana gelen yangın sayısındaki artış da sistemdeki kontrolsüzlüğün bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Doğal Etkiler ve Taşınım
2025 ile 2026 yılları arasında normalin üzerinde seyreden yağışlar, Seyhan ve Ceyhan havzalarında taşkın riskini artırdı. Bu süreçte çevrede biriken mikroplastikler nehir yoluyla denize karıştı. Akıntılar sayesinde haftalar süren bir yolculuk yapan milyarlarca parçacık, haziran ve temmuz aylarında Alanya kıyılarında yoğunlaşma gösterdi. Yapılan ölçümler, en yüksek kirlilik oranının Konaklı bölgesinde, en düşük oranın ise Dim Çayı önünde tespit edildiğini ortaya koydu.
Uzmanlar ve Siyasiler Uyarıyor
Araştırmayı yürüten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu, bazı noktalardaki kirliliğin Akdeniz ortalamasının 60 kat üzerine çıktığını açıkladı. Gündoğdu, turizm gelirlerini riske atan bu tablo karşısında filtre sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi ve acil eylem planı uygulanması gerektiğini savundu. Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik ise sorunun siyaset üstü bir mesele olduğunu vurgulayarak denizlere plastik sızıntısının önlenmesi için ortak hareket edilmesi çağrısında bulundu.
Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyarak uyarılarda bulundu. Şevkin, deniz ekosistemi ve insan sağlığına yönelik tehditler nedeniyle tesislerin etkin denetlenmesi ve caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiğini ifade etti.