Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmeler, bölgedeki güvenlik endişelerini yeniden zirveye taşıdı. İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, boğazın yeniden açılmasının tamamen İran tarafından belirlenen mekanizmaların ve koşulların ABD tarafından kabul edilmesine bağlı olduğunu açıkladı. Muhibbi, Hürmüz Boğazı'nın İran için sadece ekonomik bir su yolu değil, aynı zamanda ülkenin stratejik gücünün temel bir unsuru olduğunu vurguladı.
Bu açıklamaların gölgesinde, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) cephesinden sert bir tepki geldi. BAE resmi kaynakları, ADNOC şirketine ait bir geminin Hürmüz Boğazı'nda füzeli bir saldırıya maruz kaldığını duyurdu. Olayda herhangi bir can kaybı yaşanmadığı belirtilirken, BAE Dışişleri Bakanlığı saldırıyı şiddetle kınadı. Bakanlık açıklamasında, bu eylemin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin seyrüsefer özgürlüğünü koruyan kararlarının açık bir ihlali olduğu ve İran Devrim Muhafızları tarafından gerçekleştirilen bir "korsanlık" olduğu ifade edildi.
BAE, bölgedeki ticari gemilerin hedef alınmasının küresel enerji güvenliği için doğrudan bir tehdit oluşturduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı'nın ön koşulsuz olarak geçişlere açılması çağrısında bulundu. Öte yandan, İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti de konuya ilişkin bir değerlendirmede bulundu. Velayeti, bölgedeki güvensizliğin temel kaynağının yabancı güçlerin varlığı olduğunu öne sürerek, güvenliğin ancak bölge ülkeleri arasındaki iş birliğinin artırılmasıyla sağlanabileceğini savundu.
İran tarafı, boğazın açılması konusunun Umman ile yürütülen müzakerelerden bağımsız olduğunu ve tamamen ABD'nin bölgedeki müdahaleci tutumundan vazgeçmesine endeksli olduğunu savunuyor. Uluslararası toplum ise Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer güvenliğinin korunması adına taraflara itidal çağrısını sürdürüyor.