Suriye'de 8 Aralık 2024 tarihinde Baas rejiminin sona ermesinin ardından, Şam Dördüncü Ceza Mahkemesi tarafından tarihi bir yargı kararı açıklandı. Mahkeme, ülkenin devrik lideri Beşar Esad, kardeşi Mahir Esad ve kuzeni Atıf Necib'in de aralarında bulunduğu sekiz sanık hakkında idam cezasına hükmetti.
Mahkeme Başkanı Hakim Fahreddin Aryan tarafından açıklanan kararda, sanıkların 2011 yılında Dera'da başlayan protestolar sırasında sivillere yönelik gerçekleştirilen güvenlik operasyonlarında doğrudan sorumlulukları olduğu belirtildi. Yargılama sürecinde sunulan tanık ifadeleri ve deliller ışığında, sanıkların "kasten ve taammüden öldürme", "ölümle sonuçlanan işkence" ve "insanlığa karşı suçlar" işledikleri tespit edildi. Mahkeme, Beşar Esad'ın bu suçların işlenmesinde devlet kurumlarını kullanarak en üst düzey karar verici konumunda olduğunu vurguladı.
Dava kapsamında yargılanan isimlerden biri olan Atıf Necib, duruşma sırasında mahkeme salonunda hazır bulunurken, Beşar Esad ve diğer sanıkların firari olduğu bildirildi. Aralık 2024'teki devrim sürecinde yurt dışına kaçan Beşar Esad'ın, Rusya'da yaşamını sürdürdüğü ve burada oftalmoloji çalışmalarıyla ilgilendiği basına yansımıştı. Mahkeme, Necib'in 2011 yılında Dera'daki Siyasi Güvenlik Şubesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, tutuklulara yönelik işkence ve operasyonları yönettiğini kayıt altına aldı.
Suriye yasalarına göre mahkeme tarafından verilen idam cezaları hukuki bir yaptırım niteliği taşısa da, ülkede yeni dönemin başlamasından bu yana herhangi bir infaz gerçekleştirilmediği belirtiliyor. Karar, Baas rejiminin iç savaş boyunca gerçekleştirdiği uygulamaların hukuki bir zeminde hesap sorulabilirliğini ortaya koyması açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Dera'da başlayan olayların, Suriye'nin uzun yıllar süren iç savaşa sürüklenmesindeki kritik rolü, mahkemenin gerekçeli kararında da geniş yer buldu.