Fransa, haziran ayında görülen rekor sıcaklıkların binlerce can kaybına yol açmasının ardından, yılın üçüncü sıcak hava dalgasına hazırlanıyor. Ülkenin 16 ili turuncu kodla uyarılırken, güneybatı bölgelerinde sıcaklıkların 40 dereceyi bulması bekleniyor. Sıcaklıkların artmasıyla birlikte kuraklık koşulları da ağırlaşıyor ve su rezervleri kritik seviyelere düşüyor.
1 Temmuz itibarıyla Fransa ana karasındaki 96 ilin 84’ünde musluk suyu için en az bir belediye kısıtlamaya tabi tutuluyor. Tarımsal su kullanımı da dahil edildiğinde bu sayı 92’ye yükseliyor. Kriz seviyesindeki bölgelerde bitki sulama, araba yıkama ve havuz doldurma gibi faaliyetler yasaklanmış durumda. Vatandaşlar ise sızıntı altyapı ve veri merkezlerinin su tüketimine dikkat çekerek sosyal medyada tepkilerini dile getiriyor.
Kuraklık, orman yangınları riskini de beraberinde getiriyor. Güneybatı Fransa’da çıkan bir yangında 4 bin 600 hektarlık alan küle çevrildi ve 10 bin kişi güvenli bölgeye tahliye edildi. Hükümet yetkilileri, yaz sezonunun başlangıcından bu yana neredeyse 7 bin yangın meydana geldiğini açıkladı. Bilim insanlarına göre, bu yazın kavurucu sıcaklıkları 50 yıl önce neredeyse imkânsız olarak nitelendiriliyor.
Su krizi sadece çevresel bir sorun olmaktan çıkıp ekonomik ve enerjik boyutlara da ulaştı. Yenilenebilir su kaynakları son yıllarda istikrarlı bir düşüş gösteriyor. Sıcak hava dalgası sırasında Seine ve Rhone nehirlerindeki sıcaklık artışı nedeniyle bazı nükleer reaktörler faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Bu durum, kuraklığın enerji üretimi üzerindeki olumsuz etkilerini gözler önüne serdi.
Tarım sektörü de kuraklıktan ağır şekilde etkileniyor. Özellikle suya ihtiyaç duyan mısır ürünlerinde rekoltenin onlarca yılın en düşük seviyesinde olması bekleniyor. Yeraltı su seviyelerinin yüzde 77’sinin düşüşte olduğu belirtilirken, yetkililer kısıtlamaların önleyici nitelikte olduğunu vurguluyor. Ancak Temmuz ayı için yağış tahminlerinin düşük olması, durumun kötüleşebileceği endişesini artırıyor.