Güvenlik ve Ekonomik Dönüşüm
Afganistan'da 20 yıllık savaşın ardından 2021 yılında yönetimi devralan Taliban, beş yıllık süreçte ülkenin güvenlik ve ekonomi dinamiklerini yeniden şekillendirdi. ABD ve NATO güçlerinin çekilmesiyle birlikte, ülke genelindeki yoğun çatışma ortamı yerini daha merkezi bir güvenlik yapısına bıraktı. Kabil başta olmak üzere birçok bölgede günlük yaşamı tehdit eden büyük çaplı saldırıların azalması, yönetimin en önemli kazanımlarından biri olarak öne çıkıyor.
Ekonomik alanda ise 2021'deki büyük şokun ardından toparlanma sinyalleri dikkat çekiyor. Dünya Bankası verilerine göre, tarım, sanayi ve madencilik sektörlerindeki hareketlilikle birlikte ekonomi 2023 ve 2024 yıllarında büyüme kaydetti. Taliban yönetimi, dış yardımlara olan bağımlılığı azaltmak amacıyla maden rezervlerini ekonomiye kazandırmak için Çin, İran ve Türkiye gibi ülkelerle çeşitli anlaşmalar imzaladı.
Altyapı ve Diplomatik İlişkiler
Taliban'ın kalkınma stratejisinin merkezinde büyük altyapı projeleri yer alıyor. Özellikle Amu Derya'dan su taşıyacak olan 285 kilometrelik Kuştepe Kanalı, tarımsal üretimi artırma hedefiyle ülkenin en kritik yatırımlarından biri olarak görülüyor. Ayrıca Afganistan, coğrafi konumunu kullanarak Orta Asya ile Güney Asya arasında bir transit koridoru haline gelmeyi amaçlıyor.
Diplomatik alanda ise ilk yıllarda yaşanan izolasyon süreci, yerini pragmatik ilişkilere bıraktı. Rusya'nın resmi tanıma adımıyla başlayan süreçte; Çin, İran, Türkiye ve Katar gibi ülkeler Kabil ile diplomatik temaslarını artırdı. Batılı ülkeler ise göç ve güvenlik gibi konularda Taliban yetkilileriyle doğrudan görüşmeler gerçekleştirerek, ülkeyi uluslararası sistemin bir parçası olarak değerlendirmeye başladı. Bugün Afganistan'da tartışılan temel sorunlar güvenlikten ziyade işsizlik, hayat pahalılığı ve ekonomik beklentiler üzerine yoğunlaşıyor.