Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında, kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen dini yapılanmanın lideri Alihan Kuriş tutuklandı. "Çıkar amaçlı suç örgütü" iddiasıyla yürütülen bu operasyon, Türkiye'nin en kapalı dini yapılarından biri olarak nitelendirilen cemaatin iç işleyişini ve finansal ağını yeniden gündeme taşıdı.
Tarihsel Gelişim ve Yapılanma
Kökleri Nakşibendi geleneğine dayanan cemaatin kurucusu, Silistre doğumlu din adamı Süleyman Hilmi Tunahan'dır. 1950'li yıllarda Demokrat Parti döneminde resmî Kur'an kurslarının açılmasıyla genişleyen yapı, Tunahan'ın 1959'daki vefatının ardından sırasıyla Kemal Kacar, Arif Ahmet Denizolgun ve günümüzde Alihan Kuriş tarafından yönetilmiştir. Cemaat, üyeleri tarafından genellikle "Süleymanlılar" olarak adlandırılmaktadır.
Ticari Faaliyetler ve Finansal İddialar
Eğitim ve yurt faaliyetlerinin ötesine geçen cemaat, günümüzde gıda, sağlık, turizm, tekstil ve inşaat gibi pek çok sektörde ticari şirketlere sahiptir. MASAK raporlarına yansıyan verilere göre, ilişkili şahıs ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde bir finansal kaynağın yurt dışına aktarıldığı öne sürülmektedir. Almanya merkezli İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) üzerinden Avrupa'da da güçlü bir ağa sahip olan yapının, Köln'de yeni bir genel merkez inşa etmesi dikkat çekmektedir.
İç Çatışmalar ve Soruşturmalar
Alihan Kuriş'in liderliği, yapı içerisinde ciddi tartışmalara yol açmıştır. Eski AK Parti milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, Kuriş dönemini "fetret devri" olarak tanımlayarak yönetimin şaibe altında olduğunu iddia etmiştir. Denizolgun'un amcası Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüyle ilgili ortaya attığı iddialar üzerine Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı, Mayıs 2025'te soruşturma başlatmıştır.
Geçmişte öğrenci yurtlarında yaşanan istismar ve ihmal iddialarıyla da sıkça gündeme gelen cemaat, disiplinli ve ketum yapısı nedeniyle "kapalı kutu" olarak tanımlanmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın geçmiş yıllara ait raporlarında da cemaatin eğitim ve finansman yapısının denetimden uzak, kendi iç hiyerarşisiyle yönetildiğine dikkat çekilmiştir. Siyasi tutumunu konjonktüre göre değiştiren yapının, son yıllarda muhalefet blokuna yakın bir çizgide hareket ettiği iddiaları da siyasi kulislerde tartışılmaktadır.