Gazze Şeridi'nde devam eden insani kriz, sağlık sistemini tamamen çökme noktasına getirdi. Yakıt, ilaç ve tıbbi ekipman girişine getirilen kısıtlamalar, bölgedeki hastanelerin hayati fonksiyonlarını yerine getirmesini engelliyor. Özellikle solunum desteğine ihtiyaç duyan yenidoğan bebekler ve yoğun bakım hastaları için durum her geçen gün daha da ağırlaşıyor.
Bölge genelinde bulunan 34 oksijen istasyonundan 22'si, teknik arızalar ve yakıt yetersizliği nedeniyle hizmet veremez hale geldi. Mevcut 12 istasyon ise kapasitelerinin çok üzerinde çalıştırılarak ayakta tutulmaya çalışılıyor. Bu durum, sistemlerin sürekli arızalanmasına ve onarım süreçlerinin imkansızlaşmasına neden oluyor. Oksijen tüplerini doldurmak için kullanılan 30 cihazdan 26'sının da devre dışı kalması, sağlık hizmetlerindeki tıkanıklığı gözler önüne seriyor.
Han Yunus kentinde bulunan ve bölgenin ana oksijen kaynağı olan Nasır Hastanesi'nde de kriz derinleşiyor. Hastanedeki 6 oksijen istasyonundan 4'ü tamamen durmuş durumda. Yenidoğan Birimi Sorumlusu Dr. Esad en-Nevacihe, oksijenin yenidoğanlar için hayati bir ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, "Hastanede yaşanan oksijen sıkıntısı yenidoğanların hayatlarını tehdit ediyor" ifadesini kullandı. Nevacihe, sadece yenidoğanların değil, acil servis ve ameliyathanelerdeki hastaların da benzer bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Teknik Bakım Mühendisi Abdulkadir Uleyve ise sorunun temelinde yedek parça eksikliğinin yattığını ifade etti. Uleyve, makinelerin çalışması için gereken temel bileşenlerin yurt dışında olduğunu ancak İsrail'in uyguladığı giriş yasakları nedeniyle bu parçaların hastanelere ulaştırılamadığını kaydetti. Mevcut istasyonların aşırı yük altında çalıştırılmasının yeni arızaları tetiklediğini belirten Uleyve, yedek parça desteği sağlanmadan sistemin sürdürülebilir olmadığını vurguladı. Gazze'de dünyaya gelen bebekler, savaşın yıkıcı etkilerinin yanı sıra temel sağlık hizmetlerine erişimdeki bu engeller nedeniyle yaşam mücadelesi veriyor.