Ankara, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi Diyalogları etkinliğine ev sahipliği yaptı. Etkinlik kapsamında düzenlenen panelde, müttefik ülkeler arasındaki savunma sanayii iş birliği, tedarik zincirlerinin dayanıklılığı ve ortak üretim kapasiteleri detaylı bir şekilde masaya yatırıldı.
Birlikte çalışabilirlik vurgusu
İtalya Savunma Bakanlığı Yüksek Savunma Çalışmaları Merkezi'nden Prof. Fabrizio W. Luciolli, günümüz güvenlik anlayışında sadece kuvvetlerin birlikte savaşmasının yeterli olmadığını belirtti. Luciolli, müttefiklerin artık birlikte donatılması, tedarik edilmesi ve desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, Türkiye ve İtalya arasındaki iş birliğinin bu alanda başarılı bir örnek teşkil ettiğini dile getirdi. Savunma sanayisinin artık özel şirket yatırımlarından ziyade bir güvenlik gerekliliği olduğunu belirten Luciolli, hükümetlerin çokuluslu programlar aracılığıyla endüstriler arası tutarlı bir iş birliği sağlaması gerektiğini savundu.
Karadeniz'de entegrasyon çağrısı
Bulgaristan Özel Sermaye ve Girişim Sermayesi Derneği'nden Dimitar Dimitrov ise Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin sensör, uydu ve deniz araçları gibi unsurlarının entegre edilmesi gerektiğini vurguladı. Dimitrov, sivil ve askeri altyapıların birlikte çalışabilir hale getirilmesinin, bölgedeki savunma başarısını artıracağını belirtti. Özellikle yapay zeka ve istihbarat alanında Türkiye ve Bulgaristan arasında hükümet düzeyinde bir ortaklık kurulması çağrısında bulundu.
Saha deneyiminin önemi
Yakupoğlu A.Ş. (YDS) Genel Müdürü Levent Gülcan ise savunma sanayii üretiminde saha deneyiminin kritik rolüne dikkat çekti. Türk ordusunun çok farklı iklim ve arazi koşullarında operasyon yürüttüğünü hatırlatan Gülcan, endüstrinin bu zorlu şartlara uyum sağlamak için inovasyona devam etmesi gerektiğini belirtti. Farklı NATO ülkelerindeki tedarikçilerin deneyimlerinin birleştirilmesinin, ürün geliştirme süreçlerini hızlandıracağını ifade etti.
Etkinlik, savunma sanayisinde öngörülebilirlik ve çokuluslu iş birliğinin, gelecekteki güvenlik tehditlerine karşı en etkili savunma mekanizması olduğu mesajıyla sona erdi.