Gaziantep'te bulunan Zeugma Kazı Evi, 14 Ağustos tarihinde oldukça sıra dışı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Büyük İskender'in Fırat Nehri'ni geçerek Pers ordusuyla karşılaştığı stratejik rotanın mutfak kültürünü yansıtmayı amaçlayan gastroarkeoloji etkinliği, katılımcıları binlerce yıllık bir zaman yolculuğuna çıkardı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay'ın ev sahipliğinde gerçekleşen bu deneysel akşam yemeği, antik dönemin beslenme alışkanlıklarını bilimsel bir perspektifle günümüze taşıdı.
Etkinliğin mutfak kısmında, antik kaynaklara sadık kalınarak hazırlanan menü, Başkent Üniversitesi'nden Doç. Dr. Tulga Albustanlıoğlu'nun verdiği bilimsel seminerle desteklendi. Albustanlıoğlu, yemeklerin tarihsel arka planını ve gastroarkeolojik yöntemlerle nasıl yorumlandığını davetlilere aktardı. Hazırlık sürecini ise Hasan Kalyoncu Üniversitesi Gastronomi Bölümü stajyeri Azra Öztürkmen üstlendi.
Sofraya gelen menü, Mezopotamya ve Helenistik dönemin karakteristik lezzetlerini yansıtıyordu. Pašrūtum çorbası ve Babil turşuları ile başlayan menü, ana yemek olarak sunulan ve kırmızı pancar ile kişnişle harmanlanmış Tuh'u isimli antik Babil dana yahnisi ile devam etti. Fırınlanmış tavuk, Babil elmalı staitites ve nar ile üzüm suyuyla hazırlanan baharatlı Kommagene şırası, davetlilerin beğenisine sunulan diğer lezzetler arasındaydı. Bu özel etkinlik, arkeolojik çalışmaların sadece kazı alanlarıyla sınırlı kalmayıp, dönemin yaşam biçimini ve mutfak kültürünü anlamak adına ne kadar geniş bir yelpazeye yayılabileceğini bir kez daha kanıtladı.