Güney Kanadının Stratejik Önemi
TÜSİAD'ın ev sahipliğinde Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi Diyalogları etkinliğinde, ittifakın güney kanadındaki güncel gelişmeler masaya yatırıldı. Panelde özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji güvenliği, Kuzey Afrika ve Sahel bölgesindeki istikrarsızlıklar üzerine odaklanıldı. Katılımcılar, Akdeniz'in artık sadece bir deniz havzası olmadığını, ticaret, teknoloji ve finansın kesiştiği kritik bir kavşak noktasına dönüştüğünü vurguladı.
Jeopolitik Rekabet ve Yeni Tehditler
Prof. Dr. Fabrizio W. Luccioli, askeri gücün önemini koruduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirtti. Luccioli'ye göre, günümüz jeopolitik rekabetinde yapay zeka, kritik mineraller ve denizaltı kabloları belirleyici unsurlar haline geldi. Ayrıca Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi aracılığıyla altyapı yatırımları üzerinden nüfuz kurmaya çalıştığı ve bu durumun stratejik bir derinlik yarattığı ifade edildi.
Bölgesel Kırılganlıklar ve Türkiye
Emekli Büyükelçi Ömer Önhon, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki kırılganlıkların NATO'nun güvenliğini doğrudan etkilediğini dile getirdi. Özellikle yasa dışı göç, terörizm ve iklim değişikliği gibi sorunların ön plana çıktığını belirten Önhon, Irak ve Suriye'deki iç savaşların Türkiye'nin güvenlik ve ekonomi alanlarında ciddi sıkıntılar yarattığını hatırlattı. Önhon ayrıca, bazı yabancı hükümetlerin Türkiye'nin savunma sanayii hamlelerine yönelik tutumlarını eleştirdi.
Çözüm Mekanizmaları ve Güvenlik Analizi
Güvenlik analisti Burak Yıldırım ise NATO içerisinde üyeler arasındaki anlaşmazlıkları giderecek etkin bir mekanizmanın kurulması gerektiğini savundu. Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunların bu yöntemle çözülebileceğini belirten Yıldırım, bölgedeki temel güvenlik sorununun İsrail olduğunu iddia etti. Türkiye'nin bölgedeki en güçlü askeri kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Yıldırım, komşu ülkelerle rakip olma durumunda olmadıklarını belirtti.