ABD göçmenlik yetkililerinin, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin tırmandığı 2025 yılında, İran vatandaşlarının sınır dışı edilmesi sürecinde İranlı yetkililerle yakın bir koordinasyon yürüttüğü belirlendi. İran-Amerikan Ulusal Konseyi (NIAC) tarafından kamuoyuna açıklanan yüzlerce e-posta, Eylül 2025 ile Ocak 2026 tarihleri arasında 100'den fazla İranlının ülkelerine gönderildiği üç ayrı sınır dışı uçuşunun perde arkasını gözler önüne serdi.
Elde edilen belgeler, ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) yetkililerinin, sınır dışı edilecek kişilerin listesi konusunda İranlı yetkililerin taleplerini dikkate aldığını ve bazı son dakika değişikliklerini onayladığını ortaya koyuyor. Yazışmalarda, İran Büyükelçiliği'nden gelen talepler doğrultusunda listelere yeni isimlerin eklendiği ve sınır dışı işlemlerinin hızlandırılması için çaba sarf edildiği görülüyor. Bazı iletişim süreçlerinin ise Katar üzerinden yürütüldüğü ifade ediliyor.
Sınır dışı edilen kişilerin ülkelerine dönmeyi kendi istekleriyle kabul edip etmedikleri belirsizliğini korurken, daha önce basına yansıyan bilgiler arasında iltica başvurusunda bulunan kişilerin de bu uçuşlarda yer aldığı yer alıyor. Ayrıca, ABD gözetiminde tutulan 11 İranlı sığınmacı, Temmuz ayında açtıkları davada, ICE yetkililerinin kendilerini İranlı yetkililerle görüşmeye zorladığını ve iltica başvurularına dair gizli bilgilerin İran hükümetiyle paylaşıldığını iddia etti.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ise söz konusu iddiaları kesin bir dille reddederek, iltica kayıtlarının yabancı bir hükümetle paylaşılmasının söz konusu olmadığını savundu. Federal düzenlemeler, sınır dışı edilecek bir kişinin iltica başvurusunda bulunduğunu ortaya çıkarabilecek bilgilerin paylaşılmasını yasaklıyor. Buna karşın, sınır dışı işlemlerinin koordine edilmesi amacıyla yabancı hükümetlerle iş birliği yapılmasına yasal olarak izin veriliyor. Yaşanan bu gelişmeler, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin göçmenlik politikalarına yansıması olarak değerlendiriliyor.