Yunanistan merkezli Kathimerini gazetesinde yayımlanan bir makale, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ndeki (GKRY) İsrail etkisinin boyutlarını ve toplumda yarattığı huzursuzluğu gündeme taşıdı. Thanasis Photiou imzalı yazıda, özellikle Gazze ve İran'a yönelik saldırıların ardından GKRY'ye yerleşen İsraillilerin faaliyetlerinin artık turizm veya yatırım sınırlarını aştığı vurgulandı.
Kalıcı yerleşim endişesi
Makalede, İsrailliler için inşa edilen okullar, ibadet yerleri ve işletmelerin, bölgede kalıcı bir yerleşim düzeni oluşturduğu savunuluyor. GKRY hükümetinin bu kişilere yönelik ayrıcalıklı politikalar izlediği ve izinsiz inşaatlara göz yumduğu iddiaları, toplumun geniş kesimlerinde rahatsızlık yaratıyor. Kamuoyunda bu durum, "İsrail sızması" ve "yumuşak sömürgeleştirme" ifadeleriyle eleştiriliyor.
Ekonomi ve hukuk dengesi
Yazıda, İsrailli yatırımcıların GKRY ekonomisine sağladığı katkıların yadsınamaz olduğu belirtilse de, ekonomik ihtiyaçların devletin savunmasız kalması anlamına gelmemesi gerektiği ifade ediliyor. Yetkililerin, yatırımcıların kökenine göre esnek kurallar uygulaması, toplumun stratejik ilişkilere olan güvenini zedeliyor. Uzmanlar, "Açık bir ekonomi, savunmasız bir devlet anlamına gelmez" uyarısında bulunarak, kuralların herkese eşit uygulanması gerektiğini savunuyor.
GKRY'deki arazilerin hızla el değiştirmesi ve kritik bölgelerin satılması konusu, hem medyanın hem de halkın en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmiş durumda. Eğer mevcut yönetim, yatırımcılar lehine sağlanan ayrıcalıkları gözden geçirmezse, Lefkoşa ile Tel Aviv arasındaki stratejik ilişkilerin toplum nezdindeki desteğinin ciddi şekilde zarar görebileceği değerlendiriliyor.