Yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle birlikte şirketlerin eğitim verisi arayışı, internet üzerindeki genel içeriklerden kurumsal dünyadaki özel yazışmalara kaydı. Artık teknoloji devleri; Slack mesajları, Zoom toplantı dökümleri, GitHub kayıtları ve şirket içi belgeler gibi gerçek iş hayatını yansıtan verileri modellerini eğitmek için kullanmak istiyor.
Gerçek insan etkileşimi arayışı
Yapay zeka ajanlarının teknik destek, finansal işlemler ve karmaşık operasyonel görevleri yerine getirebilmesi için yalnızca internetten toplanan metinler yeterli görülmüyor. Uzmanlar, modellerin insan gibi problem çözebilmesi için çalışanların günlük iş akışındaki etkileşimlerine ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Bu kapsamda, özellikle kapanma aşamasındaki veya satın alınan girişimlerin elinde bulunan yıllara dayalı iletişim kayıtları, veri aracıları tarafından yüksek bedellerle talep ediliyor.
Bu yeni pazarın en somut örneklerinden biri, HubSpot tarafından satın alınan Warmly girişimi oldu. Şirket CEO'su Maximus Greenwald, satın alma sürecinin ardından OpenAI ve Google gibi devlerle çalışan aracı kurumlardan, şirket içi yazışmalarını ve kod tabanını satması için çok sayıda teklif aldığını açıkladı. Greenwald, bu tekliflerin sadece yazılım kodlarını değil, çalışanların toplantı dökümlerini ve Google Drive belgelerini de kapsadığını ifade etti.
Dev şirketlerin veri iştahı
Kurumsal veri pazarındaki hareketliliğin bir diğer göstergesi de Google'ın iflas eden Spirit Airlines'a yönelik teklifi oldu. Google, havayolu şirketinin milyonlarca yolcu kaydı, e-posta adresi ve yüz milyonlarca Microsoft Teams mesajını içeren veri kümesini satın almak istedi. Ancak bu satış, çalışan sendikalarının itirazları ve mahkeme süreci nedeniyle 9 Eylül tarihine ertelendi.
Veri ticareti yapan şirketler, bu bilgileri satmadan önce kişisel verilerden arındırdıklarını ve anonimleştirme süreçlerini bağımsız denetçilerle yönettiklerini savunuyor. Yine de uzmanlar, şirketlerin en değerli varlıkları olan kurumsal verilerini düşük fiyatlarla devretme riskiyle karşı karşıya olduğunu ve bu durumun rekabet avantajını doğrudan etkileyebileceğini vurguluyor. Özellikle sağlık, finans ve enerji gibi hassas sektörlerdeki verilerin ticari kullanımı, mahremiyet düzenlemeleri nedeniyle ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor.