Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa, 2028-2034 dönemini kapsayacak yedi yıllık bütçe planı üzerinde uzlaşma sağlamak amacıyla yoğun bir diplomasi trafiğine başladı. AB'nin 27 üye ülkesinin farklı beklentilerini dengelemeyi hedefleyen Costa, dört hafta sürecek bir Avrupa turuna çıkarak liderlerin tutumlarını yerinde değerlendiriyor.
Zorlu Müzakere Süreci
Müzakerelerin merkezinde, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve AB tarihindeki en büyük bütçe taslağı olma özelliği taşıyan yaklaşık 2 trilyon euroluk paket yer alıyor. Ancak üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıkları, sürecin oldukça karmaşık ilerleyeceğini gösteriyor. Bir yanda tarım ve uyum politikalarına daha fazla kaynak ayrılmasını savunan 17 ülkeli Uyum Dostları koalisyonu bulunurken, diğer yanda harcama kesintileri talep eden ve tutumlu ülkeler olarak adlandırılan grup yer alıyor.
Özellikle Almanya gibi ülkeler mevcut bütçe taslağını kabul edilemez bulurken, İsveç gibi bazı üyeler bütçede yüzde 20'ye varan radikal kesintiler yapılmasını talep ediyor. İspanya ise bütçe finansmanı için ortak borçlanma fikrini gündeme getirerek tartışmaları derinleştiriyor.
Yeni Gelir Kaynakları ve Gelecek Hedefleri
Bütçenin büyüklüğünün yanı sıra, savunma, ileri teknoloji ve iklim uyumu gibi alanlardaki yüksek maliyetli yatırımların nasıl finanse edileceği de temel bir tartışma konusu. Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu, ulusal katkıları tamamlamak üzere yeni AB çapında vergiler (öz kaynaklar) öneriyor. Diplomatlar, mevcut hedeflere ulaşmak için bu vergilerin bir kombinasyonunun kaçınılmaz olduğunu kabul etse de, her başkent kendi ekonomik önceliklerini korumaya çalışıyor.
AB yetkilileri, müzakerelerin gelecek yıla sarkması durumunda 1 Ocak 2028'de yürürlüğe girmesi planlanan bütçenin sekteye uğrayabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Costa'nın turundan elde edilecek veriler, İrlanda'nın dönem başkanlığında hazırlanacak olan ve Ekim ayında sunulması beklenen yeni teklif için temel oluşturacak. Liderlerin Aralık ayında yapılacak zirvede nihai bir uzlaşıya varması bekleniyor; ancak bu hedefe ulaşmak için tüm üye ülkelerin oy birliği şart.