Terör örgütü YPG, Suriye'deki sözde özerk yönetimini ve buna bağlı tüm askeri ve sivil yapılanmalarını feshettiğini resmen duyurdu. Örgütün sözde liderlerinden Ferhat Abdi Şahin, başkent Şam'daki Halk Sarayı'nda yaptığı açıklamada, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile varılan anlaşma çerçevesinde bağımsız bir askeri güç olarak varlıklarına son verdiklerini belirtti.
Süreç nasıl gelişti?
Suriye yönetimi ile YPG arasında 29 Ocak tarihinde ateşkes ve kademeli entegrasyonu öngören kritik bir mutabakat imzalanmıştı. Bu anlaşma, örgütün bölgedeki hakimiyetini sona erdiren ve Suriye ordusuna entegrasyonu hedefleyen bir süreci başlattı. Uzmanlar, bu kararın alınmasında Türkiye'nin bölgedeki kararlı askeri ve diplomatik duruşunun, ABD'deki yönetim değişikliğinin ve Suriye'deki yeni siyasi iradenin belirleyici olduğunu vurguluyor.
Uzmanlardan "çözülme" değerlendirmesi
Terör ve güvenlik uzmanları Coşkun Başbuğ ve Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, kararın bölge istikrarı için önemli bir adım olduğunu ifade etti. Başbuğ, örgütün Türkiye'nin baskısı ve küresel destekçilerinin tasfiyesiyle "havlu attığını" belirterek, bu gelişmenin PKK'nın diğer kollarında da ciddi bir çözülme yaratacağını savundu. Prof. Dr. Gökçe ise İsrail'in bölgedeki en önemli vekil gücünü kaybettiğine dikkat çekerek, İsrail'in istikrarsızlığı körüklemek için yeni kışkırtmalara girişebileceği uyarısında bulundu.
Sürecin sağlıklı ilerlemesi için Suriye'de bir "Takip ve Kontrol Komisyonu" kurulduğu bildirildi. Uzmanlar, örgütün kendi içindeki yabancı ve paralı unsurları tasfiye etmesinin, entegrasyon sürecini daha etkili kılacağını belirtiyor. Türkiye'nin terörle mücadele stratejisinin bir meyvesi olarak görülen bu fesih kararı, bölgedeki terörsüz bir gelecek beklentisini güçlendiriyor.