Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) uygulamalarında 6 Eylül tarihi itibarıyla önemli bir değişiklik hayata geçiyor. Konut satış süreçlerinde yaşanan poliçe karmaşasını gidermeyi hedefleyen yeni düzenleme ile alıcı ve satıcının sigorta işlemleri birbirinden tamamen ayrılıyor. Bu değişiklikle birlikte, evini satan kişi mevcut poliçesini sonlandırarak kalan primini iade alabilecek, alıcı ise kendi adına yeni bir poliçe düzenletebilecek.
Gayrimenkul uzmanı Şenay Araç, konut satışlarındaki bu yeniliğin yanı sıra iş yerlerinin DASK kapsamındaki durumuna dair kritik bilgiler paylaştı. Vatandaşların iş yeri alırken sadece tapudaki tanıma bakmasının yeterli olmadığını belirten Araç, binanın yapısal niteliğinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Apartman veya konut statüsündeki binaların içinde yer alan dükkan, ofis ve büro gibi bağımsız bölümler DASK kapsamına dahil edilebilirken, ticari veya sınai amaçla inşa edilmiş müstakil iş hanları ve sanayi yapıları genellikle bu kapsamın dışında kalıyor.
Depremin konut ile iş yeri arasında bir ayrım yapmadığını ifade eden Şenay Araç, ticari yapıların da zorunlu deprem sigortası kapsamına alınması gerektiğini savunuyor. Araç, "Deprem olduğunda sadece evlerimiz zarar görmüyor" diyerek, ticari binaların sigortalanmasının hem mülk sahiplerini hem de ülke ekonomisini koruyacağını belirtiyor. Uzmanlar, iş yeri alacak kişilerin binanın niteliğini detaylıca kontrol etmelerini ve sigorta kapsamını buna göre değerlendirmelerini öneriyor.