Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan kapsamlı rapor kamuoyuyla paylaşıldı. Genç kızın cansız bedeninin bulunmasının ardından ortaya atılan zehirlenme iddiaları, resmi tıbbi verilerle çürütüldü.
Tıbbi Geçmişle Uyumlu Bulgular
Otopsi raporunda yer alan ve kamuoyunda soru işaretlerine neden olan Roküronyum ve Ornidazol maddeleri hakkında uzmanlar detaylı açıklamalarda bulundu. Kas gevşetici olarak bilinen Roküronyum'un, Kabaiş'in ölümünden yaklaşık bir ay önce geçirdiği cerrahi operasyon sırasında tıbbi zorunluluk gereği verildiği ve vücutta uzun süre kalabildiği tespit edildi. Enfeksiyon tedavisinde kullanılan Ornidazol maddesinin ise standart bir ilaç bileşeni olduğu vurgulandı. Yapılan toksikolojik analizlerde, herhangi bir zehirli maddeye veya toksik etkiye rastlanmadığı kesinleşti.
Darp veya Travma İzi Bulunmadı
Adli Tıp uzmanlarının fiziki incelemeleri sonucunda, maktulün vücudunda dışarıdan gelen herhangi bir travmatik etkiye rastlanmadığı kaydedildi. Cilt bütünlüğünün korunduğu, kafa, göğüs ve batın bölgelerinde herhangi bir yaralanma veya iç organ hasarı olmadığı belirtildi. Cesette tespit edilen alkol düzeyinin ise ölüm anında değil, çürüme sürecine bağlı olarak doğal yollarla oluştuğu değerlendirildi.
Soruşturma Süreci Devam Ediyor
27 Eylül 2024 tarihinde kaybolan ve 18 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Kabaiş'in ölümüyle ilgili hukuki süreç titizlikle sürdürülüyor. Soruşturma kapsamında bugüne kadar 413 kişinin DNA profili incelendi. Dosyanın Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı'na devredildiği ve Adalet Bakanlığı'nın konuyu yakından takip ettiği bildirildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, aileyle bir araya gelerek olayın cinayet mi yoksa intihar mı olduğunun netleştirilmesi için tüm imkanların seferber edildiğini ifade etti. Genç kızın şifreli telefonuna dair teknik incelemeler ise halen sonuçlanmayı bekliyor.