Nepal ve Tibet sınır bölgesinde meydana gelen yıkıcı buzul çökmesi, bölgede büyük bir insani felakete yol açtı. Binlerce metre yükseklikteki bir buzul kütlesinin koparak vadiye düşmesi, beraberinde taşıdığı taş, ağaç ve tortularla birlikte devasa bir enkaz seline dönüştü. Bilim insanları, felaketin boyutlarını ve nedenlerini anlamak için uydu verileri ile yerel gözlemleri analiz etmeye devam ediyor.
Felaketin anatomisi
GNS Science uzmanı Simon Cox, yaklaşık 5.200 metre yükseklikten düşen buz kütlesinin önüne çıkan her şeyi süpürerek ilerlediğini ifade etti. Olay anında kaydedilen 5,2 büyüklüğündeki sismik hareket, ilk aşamada bir deprem olarak değerlendirilse de, ABD Jeoloji Servisi daha sonra olayın tamamen buzul çökmesi ve buna bağlı enkaz akışından kaynaklandığını netleştirdi. Uzmanlar, suyun buzulun altında birikmiş olabileceğini veya düşen buzun nehri geçici olarak setleyerek ani bir boşalmaya neden olduğunu tahmin ediyor.
Hızlı yükselen su seviyesi
Felaketin etkisi, bölgedeki su izleme istasyonlarının verileriyle de doğrulandı. Selin vurduğu bölgelerde su seviyesi, sadece yarım saat içerisinde 9 metreye kadar yükseldi. Tibet sınırı yakınındaki Kalikhola bölgesinde ise su seviyesinin 12,3 metreye ulaştığı kaydedildi. Bu ani yükseliş, bölgedeki köprülerin, binaların ve yerleşim yerlerinin sular altında kalmasına neden oldu.
Uyarıların yetersizliği
Nepalli yetkililer, felaketin ardından bölge halkına yüksek alarm uyarısı gönderse de, selin hızı ve şiddeti nedeniyle kaçış imkanları oldukça kısıtlı kaldı. Hidroloji uzmanı Hatim Sharif, bu tür bir selin "sıvı beton" gibi hareket ettiğini belirterek, araçla kaçmanın imkansız olduğunu ve tek kurtuluş yolunun yüksek yamaçlara tırmanmak olduğunu vurguladı. Şu ana kadar en az 353 kişinin hayatını kaybettiği felakette, 1.300'den fazla kişiden haber alınamıyor. Kayıp arama çalışmaları ve bölgedeki hasar tespit süreçleri, ulaşımın zorluğu nedeniyle uydu görüntüleri üzerinden yürütülüyor.