İran tarafından üretilen ve son dönemde Ukrayna ile ABD'ye yönelik saldırılarda öne çıkan Şahid kamikaze dronlarının teknolojik altyapısı tartışma konusu oldu. ABD medyasında yer alan haberlere göre, bu insansız hava araçlarının motor sistemlerinin geliştirilmesinde, Çin üzerinden sağlanan Avrupa menşeli parçalar kritik bir rol oynadı.
1979 yılında gerçekleşen İran Devrimi'nin ardından Tahran'a uygulanan ağır yaptırımlar, ülkenin hava kuvvetlerini modernize etmesini engelledi. Bu boşluğu doldurmak isteyen İran yönetimi, stratejisini insansız hava araçları üzerine yoğunlaştırdı. Ancak yerli üretim sürecinde en büyük engel, yüksek hız ve sıcaklığa dayanıklı motor teknolojisine erişim oldu. Alman L550E motor tasarımı bu noktada öne çıkan seçeneklerden biri haline geldi.
İddialara göre, yaptırımlar nedeniyle doğrudan temin edilemeyen bu teknoloji, Çinli aracı şirketler üzerinden İran'a ulaştırıldı. Batılı yetkililer, motor bileşenlerinin menşeini gizlemek amacıyla Çin veya Hong Kong merkezli paravan şirketlerin kullanıldığını ve bu parçaların İran'da yerel bileşenlerle birleştirildiğini savunuyor. Süreç, 2012 yılında bir Çin şirketinin Limbach motorlarının dağıtımına başlamasıyla hız kazandı. 2017 yılında ise aynı Çinli firmanın Alman motor üreticisini tamamen satın alması, İran'ın teknolojiye erişimini daha da kolaylaştırdı. ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın bu modelleri temel alarak kendi motorlarını ürettiğini teyit ediyor.
Bugün gelinen noktada Şahid dronları, ulaştığı 482,8 kilometre hız ve hedefe isabet ettiğinde yarattığı füze etkisiyle küresel bir güvenlik endişesi haline geldi. Tahran'ın yaptırımlara rağmen geliştirdiği bu teknoloji, ülkenin insansız hava aracı kapasitesindeki ilerlemeyi gözler önüne seriyor.