Türkiye'nin dünya genelinde lider olduğu fındık üretiminde hasat dönemi devam ederken, Trabzonlu üreticiler ürünlerini kurutmak için alışılmadık yöntemlere başvuruyor. Karadeniz'in engebeli ve eğimli arazi yapısı, fındık kurutma işlemini üreticiler için oldukça zahmetli bir sürece dönüştürüyor. Özellikle yüksek kesimlerde etkili olan yağışlar, fındığın doğal ortamında kurumasına engel olunca, üreticiler çözümü Karadeniz Sahil Yolu kenarındaki düz alanlarda arıyor.
Sahil kenarında nöbet
Sahil boyunca kaldırımlara serilen fındıklar, güneş altında kurumaya bırakılırken, üreticiler de hırsızlık olaylarına karşı önlem alıyor. Üreticiler, ürünlerinin başında gece gündüz nöbet tutarak, kurdukları çadırlarda veya araçlarının içerisinde bekliyor. Fındık üreticisi Abdulkadir Kaya, köylerindeki eğimin çok yüksek olduğunu ve bu nedenle fındık kurutmanın büyük risk taşıdığını belirterek, "Geceden sabaha başında beklemek zorundayız" ifadesini kullanıyor.
Maliyetler üreticiyi zorluyor
Fındık üretiminin sadece toplama aşamasında değil, kurutma ve işleme süreçlerinde de ciddi maliyetler ortaya çıktığı görülüyor. Üreticiler, günlük 3 bin lira yevmiye ile işçi çalıştırırken, patoz makinesinin saatlik kullanım bedelinin ise 6 bin lirayı bulduğunu belirtiyor. Nurten Şebelek, köydeki yağışlı hava nedeniyle fındığı sahile taşımak zorunda kaldıklarını ifade ederek, güneşin altında ürünlerini korumaya çalıştıklarını dile getiriyor.
Kamil Şebelek ise fındığın toplanmasından patoz işlemine kadar her aşamanın büyük bir emek gerektirdiğini vurguluyor. Köylerindeki olumsuz hava koşulları ve dik yamaçlar, üreticileri sahil yolu kenarındaki dar alanlarda fındık kurutmaya mecbur bırakıyor. Üreticiler, tüm bu zorluklara rağmen fındıklarını en iyi şekilde kurutup satışa hazır hale getirmek için yoğun bir çaba sarf ediyor.