Rusya'nın Ukrayna'daki askeri operasyonlarını desteklemek amacıyla geliştirdiği ve Starlink sistemine alternatif olarak tasarlanan Rassvet uydu programı, ciddi teknik engellerle karşı karşıya. Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW) tarafından paylaşılan verilere göre, 19 Temmuz tarihinde fırlatılan 16 uydunun hiçbiri hedeflenen 870 kilometrelik operasyonel irtifaya ulaşmayı başaramadı.
Uyduların büyük bir kısmının 300 ila 400 kilometre irtifada kaldığı ve bu durumun uyduların atmosferik sürüklenmeye maruz kalarak ömürlerini hızla tüketeceği anlamına geldiği belirtiliyor. Uzmanlar, en az iki uydunun Dünya atmosferine geri dönme sürecinde olduğunu ifade ediyor. Rus havacılık şirketi Bureau 1440 tarafından yürütülen proje, Rus ordusunun insansız hava araçları ve füzeleri daha yüksek isabetle yönlendirmesini amaçlıyor.
Rusya'nın bu alandaki en büyük darboğazlarından biri, fırlatma süreçlerinde kullanılan Soyuz-2.1b roketlerinin sınırlı sayıda olması. ISW raporuna göre, mevcut fırlatma temposuyla Rusya'nın dört yıl içinde en fazla 128 uyduyu yörüngeye yerleştirebileceği öngörülüyor; ancak kesintisiz bir bağlantı için en az 200 ila 250 uyduya ihtiyaç duyuluyor. Mart ayında fırlatılan 16 uydudan 12'si yörüngede kalmayı başarsa da, bu sayı Rusya'nın hedeflerinin oldukça gerisinde kalıyor.
Ukrayna yönetimi, Rusya'nın bu teknolojik üstünlük çabasına karşı doğrudan müdahalede bulunuyor. Ukrayna birlikleri, Soyuz roketlerinin üretildiği Progress Uzay Roket Merkezi'ne ve Plesetsk Uzay Üssü'ne yönelik saldırılar düzenleyerek Rusya'nın fırlatma altyapısını tehdit ediyor. Bu saldırılar, Rusya'nın zaten kısıtlı olan üretim ve fırlatma kapasitesini daha da zorlaştırıyor.
Rusya'nın kısmen işleyen bir uydu ağına sahip olması bile, Ukrayna'daki çatışmaların seyrini etkileyebilecek bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor. ISW, Rus güçlerinin mevcut uydular aracılığıyla bile daha isabetli saldırılar düzenleyebileceği konusunda uyarıyor. Ukrayna'nın Starlink erişimini kısıtlamaya çalışan Moskova yönetimi, kendi yerli sistemini kurmak için yoğun çaba sarf etse de, teknik aksaklıklar ve lojistik kısıtlamalar bu süreci yavaşlatıyor.