Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçilerin çalışma sürelerinin ispatına yönelik önemli bir karara imza attı. Bir üretim tesisinde uzun yıllar çalıştığını iddia eden ancak sigorta kayıtlarında eksiklik bulunan bir işçinin açtığı dava, yüksek mahkemenin gündemine taşındı. Yerel mahkeme, işçinin 23 yılı aşkın süredir kesintisiz çalıştığını kabul ederken, Bölge Adliye Mahkemesi tanıkların işçiyle akraba olması nedeniyle bu beyanları reddederek SGK kayıtlarını esas almıştı.
Yargıtay, yaptığı incelemede akrabalık ilişkisinin tek başına tanıklığı geçersiz kılmayacağına vurgu yaptı. Mahkeme, tanığın işyerindeki hizmet süresinin ve beyanlarının tutarlılığının esas alınması gerektiğini belirterek, işçinin belirli bir dönem için kesintisiz çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine hükmetti. Bu karar, özellikle hizmet süresi tespiti davalarında ispat yükümlülüğü ve delil değerlendirmesi açısından kritik bir emsal teşkil ediyor.
Hizmet süresi nasıl belirlenir?
Yargıtay'ın kararında, çalışma sürelerinin tespitinde kullanılabilecek deliller şu şekilde sıralandı:
- Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtları
- İşveren ve işyeri kayıtları
- İşyeri giriş-çıkış belgeleri
- İşyeri içi yazışmalar
- Çalışanların ve komşu işyeri çalışanlarının tanıklıkları
Yüksek mahkeme, bu delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, dosyayı yeniden incelenmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderdi. Bu karar, sigorta primleri eksik yatırılan veya çalışma süreleri resmi kayıtlara tam yansımayan binlerce çalışan için hak arama sürecinde yeni bir yol haritası sunuyor. Özellikle EYT gibi düzenlemelerden yararlanmak isteyen ancak hizmet süresi eksikliği yaşayan işçiler için bu tür yargı kararları büyük önem taşıyor.