Yunanistan siyasetinde Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki son kazanımları geniş yankı uyandırmaya devam ediyor. Eski Başbakan Aleksis Çipras, Economist dergisinin düzenlediği bir panelde yaptığı konuşmada, mevcut hükümetin dış politikasını sert bir dille eleştirdi. Çipras, Türkiye'nin F-35, F-16 ve Eurofighter gibi gelişmiş hava platformlarına erişim sağlamasını ve Libya ile deniz yetki alanlarına ilişkin attığı adımları "ulusal bir yenilgi" olarak nitelendirdi.
Miçotakis hükümetini çok yönlü dış politikadan vazgeçip ABD'ye karşı "açık çek" politikası izlemekle suçlayan Çipras, kendi başbakanlık döneminde Suda Askeri Üssü için sınırlı süreli anlaşmalar yapıldığını hatırlattı. Mevcut yönetimin ise Dedeağaç dahil altı farklı bölgede ABD'ye süresiz kullanım hakkı tanıdığını belirten Çipras, bu durumun Yunanistan'ın ulusal güvenliğini zayıflattığını savundu.
Atina'daki diplomatik çevrelerde ve basında da benzer bir endişe hakim. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, ABD Kongresi üyeleriyle yaptıkları görüşmelerde, Türkiye'nin F-35 programına dahil olmasının bölgedeki istikrar üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği yönündeki görüşlerini paylaştı. Yunan basını, Türkiye'nin Avrupa güvenlik mimarisindeki rolünün güçlendiğini ve ABD ile ilişkilerinde yeni bir döneme girdiğini vurguluyor.
Özellikle ABD Başkanı Trump'ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik olumlu açıklamaları, Yunanistan'da stratejik bir kaygıya yol açtı. Yerel medya, Yunanistan'ın Washington üzerindeki baskı kurma kapasitesinin sınırlı kaldığını ve Türkiye'nin bölgedeki askeri ve diplomatik başarılarının Atina'yı yeni bir gerçeklikle yüzleşmeye zorladığını belirtiyor. Diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin Orta Doğu ve Avrupa güvenlik mimarisindeki artan etkisinin, Yunanistan'ın dış politika tercihlerini yeniden gözden geçirmesine neden olduğunu ifade ediyor.