Zorluklarla Dolu Bir Başlangıç
Iğdır'ın Karakuyu köyünde doğan Yusuf Akgün, çocukluk yıllarında yaşadığı trajik bir kaza ile hayatının dönüm noktasını yaşadı. Çobanlık yaptığı sırada yüksek gerilim hattına temas eden Akgün, ağır yaralanarak iki kolunu kaybetti. Tedavi sürecinde bacağının da kesilmesi önerilse de babasının kararlılığı ve Ankara'da devam eden tedaviler sayesinde bacağı kurtarıldı.
Maddi imkansızlıklar nedeniyle devlet korumasına alınan Akgün, Çocuk Esirgeme Kurumu'nda kimseye bağımlı kalmadan yaşamanın yollarını aradı. Kendi yöntemlerini geliştirerek yemek yeme, giyinme ve kişisel bakım gibi temel ihtiyaçlarını tek başına karşılamayı başardı.
Sanat ve Sporla Gelen Başarılar
Eğitim hayatına Ankara'da devam eden Yusuf Akgün, ağzıyla kalem tutarak yazı yazmayı ve resim yapmayı öğrendi. Bu yeteneği sayesinde 1998 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından düzenlenen resim yarışmasında birincilik kazandı. Sadece sanatla değil, sporla da ilgilenen Akgün, atletizm ve yüzme branşlarında Türkiye dereceleri elde ederken, 2005 yılında dünya beşincisi olarak büyük bir başarıya imza attı.
Milli Projelerde İmza Attı
Üniversite eğitimini moda, tekstil ve tasarım alanında tamamlayan Akgün, yüksek lisans eğitiminin ardından kamu görevlisi olarak çalışmaya başladı. Azmi ve teknik becerileriyle dikkat çeken Akgün, Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayi projelerinde kritik roller üstlendi.
Yusuf Akgün, Türkiye'nin milli muharip uçağı KAAN'ın yanı sıra, ROKETSAN tarafından geliştirilen yüksek hassasiyetli Atmaca ve Cirit füzelerinin görsel modelleyicisi oldu. Yaşadığı tüm engellere rağmen pes etmeyen Akgün, bugün hem kamu hizmeti vermekte hem de savunma sanayisindeki tasarım çalışmalarıyla ülkesine katkı sağlamaktadır.