AB Sanayi Yasası ve Entegrasyon Kaygıları
Avrupa Birliği'nin gündemindeki Sanayi Hızlandırma Yasası, Türk otomotiv dünyasında ciddi tartışmalara yol açtı. Özellikle araçların AB sınırları içerisinde üretilmesi ve parçaların yüzde 70'inin AB menşeli olması şartı, yerli sanayiciler tarafından riskli bulunuyor. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, mevcut taslağın tutarsız olduğunu ve Türkiye'nin Avrupa ile olan derin entegrasyonuna zarar verebileceğini belirtti. Türkiye'nin özellikle otobüs ve hafif ticari araç üretiminde Avrupa'nın lideri olduğunu hatırlatan Eroldu, bu stratejik ilişkinin korunması gerektiğini vurguladı.
Küresel Rekabet ve Pazar Stratejileri
Çin'in iç pazarındaki daralmaya rağmen ihracatını yüzde 63 oranında artırması, küresel rekabet baskısını artırıyor. Türkiye'nin bu baskıya karşı Avrupa Birliği ile koordineli hareket etmesinin kritik olduğu ifade ediliyor. Sektörün temel odak noktası Avrupa olsa da, Orta Doğu ve Afrika pazarlarının da esnek bir şekilde yönetilmesi hedefleniyor. Elektrikli araç dönüşümünün ise çoklu enerji politikalarıyla yürütülmesi gerektiği savunuluyor.
Sektörel Veriler ve Ekonomik Görünüm
Sektörde yerlilik oranları yükseliş trendinde seyrediyor; 2024'te yüzde 29 olan oran yüzde 34'e çıktı. Bu artış ve yeni yatırımlar sayesinde otomobildeki dış ticaret açığı 5 milyar dolardan 2 milyar dolara indi. Ancak traktör segmentindeki sert düşüş ve yüzde 62'ye gerileyen kapasite kullanım oranı endişe verici boyutlara ulaştı. Kur-enflasyon makasının yarattığı maliyet baskısı, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatıyor.
Gelecek Beklentileri ve Destek Talepleri
Sektör temsilcileri, finansman kolaylıkları, iş gücü maliyet destekleri ve zirai kredilerin yeniden başlatılması konusunda kamu desteği bekliyor. Fiat Egea'nın üretim serüveninin ardından oluşacak boşluğun; Renault Clio, Dacia'nın yeni C-SUV modeli ve Hyundai'nin Ioniq 3 yatırımı gibi alternatiflerle doldurulacağı öngörülüyor. 2026 yılına kadar dengeli bir seyir, 2027 yılında ise yeniden büyüme bekleniyor.