Birlik, beraberlik, dostluk ve kardeşliğin pekişmesine, gergin siyaset ikliminin yumuşamasına vesile olsun. Küslerin barışıp kucaklaştığı, değişik yerlerdeki aile fertlerinin birbirlerine kavuştuğu bir bayram olsun. Sağlık, huzur, mutluluk ve bereket dileklerimizle... Ramazan Bayramınız kutlu olsun. Nice bayramlara.
Ramazanı gördü ama bayramı bekleyemedi... Hakk'ın rahmetine kavuştu. İlber Ortaylı'nın 9.5 yıl önce yazdığı yazının başlığı... "Eski bayramlar-Yeni bayramlar"dı... 24 Eylül 2016... Milliyet Gazetesi. Rahmetli, "Eski Kurban bayramlarında ve kuşkusuz Ramazan bayramlarındaki en temel sahne bugün artık çok buğulandı" diyordu. Hocanın sözünü ettiği... Özlediği...
"Aile bireylerinin evde toplandığı... Sıra sıra el öpen çocuklara harçlık verildiği... Sonra komşuların katıldığı" bayram. İlber Hoca, yazısında yakınıyordu: "Herkes bir yerlere kaçıyor... Kaçanların kimisi için bayram ikinci derecede kalıyor veya kutlama nitelik değiştiriyor." İlber Hoca... Bu bayram aramızda değil... Bir canlı kütüphane yok oldu... Rahmetle anıyoruz.
Uzunca bir süredir, siyasetin ipi çok gergin. Savaş bile bu gerilimi gevşetmedi. Yüksek tansiyon... Kirli üslup... Havada uçuşan hakaretler... Siyasete ve gazi Meclis'e yakışmayan görüntüler. Dileğimiz o ki... Ramazan Bayramı'nın manevi iklimi, sıkılı yumrukları açar. Yine dileğimiz o ki... Bir araya gelip tokalaşmasalar bile... Birbirlerini ararlar ve bayramlaşırlar.
Siyasetçi... Rol modeli olması, topluma önderlik etmesi beklenen kişi... Hakaret etmeden rekabeti başarabilmeli. Öfkesine hâkim olabilmeli. Milattan önce yaşamış... Antik Yunan Filozofu Platon diyor ki: "En büyük zafer, insanın kendine hâkim olmasıdır." Ve... Acı gerçek... Siyasi arenada, kendisine hâkim olamayan o kadar çok ki.
Hititler... Tunç Çağı'nda yaşadılar... Anadolu'da... Çorum yakınlarından (Hattuşa/Boğazkale) Güney'e uzanan büyük bir coğrafyada imparatorluk kurdular. Hititlerin bir duası var... Biliyor muydunuz? İlk birkaç satırını paylaşalım: "Tanrım! Beni yavaşlat. Aklımı sakinleştirerek kalbimi dinlendir. Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı dengele. Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak tepelerin sükûnetini ver. Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde yaşayan akarsuların melodisiyle yıka."