Matbaacılık ve kırtasiye sektörünün temsilcileri, dijitalleşme süreçleri ve artan maliyetler nedeniyle zor günler geçiriyor. Sektör temsilcisi Mustafa Özcelep, üniversitelerde basılı kitap döneminin neredeyse tamamen kapandığını, ders materyallerinin artık dijital ortamda paylaşıldığını ifade etti. Bu durumun matbaacılık iş hacmini ciddi oranda daralttığını vurgulayan Özcelep, klasik ciltçilik gibi geleneksel mesleklerin de artık geçim kaynağı olmaktan çıktığını belirtti.
Dışa bağımlılık maliyetleri artırıyor
Türkiye'nin kâğıt ve mürekkep üretiminde dışa bağımlı hale gelmesinin sektör üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekildi. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve bölgesel savaşların hammadde fiyatlarını yükselttiği, bu durumun da broşür ve katalog gibi basılı ürünlerin tirajlarını düşürdüğü kaydedildi. Özcelep, yerli üretimin azalmasının matbaacı esnafını rekabet edemez hale getirdiğini savundu.
Zincir marketler ve fiyat artışları
Eğitim öğretim döneminin başlamasıyla birlikte kırtasiye sektöründe de hareketlilik yaşanıyor ancak bu durum esnafın yüzünü güldürmüyor. Özellikle zincir marketlerin sadece sezonluk olarak kırtasiye ürünü satmasını eleştiren Özcelep, bu işletmeleri "15 günlük kırtasiyeciler" olarak tanımladı. Yılın 12 ayı hizmet veren yerel esnafın, zincir marketlerin uyguladığı kampanyalar karşısında ayakta kalmakta zorlandığı belirtildi.
Yeni eğitim dönemine ilişkin fiyat tahminleri ise velileri endişelendiriyor. Stok maliyetleri ve hammadde fiyatlarındaki artışlar nedeniyle kırtasiye ürünleri, defterler ve yardımcı kaynaklarda yüzde 40 ile yüzde 60 arasında bir fiyat artışı öngörülüyor. Özcelep, velilere güvenilir ürünler için yerel kırtasiyeleri tercih etmeleri çağrısında bulunurken, sektörün ayakta kalabilmesi için acil yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.