Günümüzde teknolojik cihazların yaygınlaşması ve değişen yaşam alışkanlıkları, toplum genelinde uyku kalitesini ciddi oranda düşürüyor. Gece geç saatlere kadar akıllı telefon kullanımı, düzensiz beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı, biyolojik uyku-uyanıklık döngüsünü olumsuz etkileyen temel faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar, bu sorunlarla karşılaşan bireylerin doğrudan ilaç tedavisine yönelmesinin yanlış bir yaklaşım olduğunu belirtiyor.
İstanbul Eczacı Odası Yönetim Kurulu Üyesi Eczacı Simla Dilara Sezgin, teknolojinin insan yaşamındaki yerinin artmasıyla birlikte uyku düzeninin sirkadiyen döngüden uzaklaştığını ifade etti. Sezgin, özellikle mavi ekran maruziyetinin ve 24 saat süren dijital meşguliyetin uyku kalitesini bozan en önemli etkenlerden biri olduğunu vurguladı. Eskiden hava karardıktan sonra işlerin sınırlandığı bir yaşam biçimi varken, günümüzde dijitalleşme ile birlikte bireylerin sürekli aktif kalabildiğine dikkat çekildi.
Hekim kontrolü şart
Uyku ilacı kullanımının gelişigüzel bir tercih olmaması gerektiğini belirten Sezgin, bu ilaçların ancak altta yatan fizyolojik bir sorun tespit edildiğinde hekim tarafından reçete edilmesi gerektiğini söyledi. Yaşam tarzı hatalarını düzeltmeden ilaç kullanımına başvurmanın sakıncalarına değinen Sezgin, bazı ilaçların ertesi gün bilişsel ve fiziksel fonksiyonlar üzerinde olumsuz etkiler bırakabileceği konusunda uyardı.
Tedavi sürecinde ilacın türüne göre protokollerin değiştiğini belirten uzmanlar, ilaçların bırakılma aşamasında da dikkatli olunması gerektiğini ifade ediyor. İlaçların aniden kesilmesi yerine, doktor gözetiminde dozun kademeli olarak azaltılması, sağlıklı bir tedavi süreci için büyük önem taşıyor. Özetle, kaliteli bir uyku için öncelikli adımın dijital alışkanlıkları gözden geçirmek ve yaşam tarzını düzenlemek olduğu belirtiliyor.