İş Kanunu'nun 57. maddesi, işverenlerin yıllık ücretli izne ayrılan çalışanlarına, izin dönemine ait ücretlerini izne başlamadan önce peşin olarak ödemesini veya avans olarak vermesini zorunlu kılmaktadır. Bu düzenleme, işçilerin tatil sürecinde ekonomik zorluk yaşamaması amacıyla getirilmiş emredici bir kuraldır.
Yargıtay'dan Haklı Fesih Vurgusu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yakın tarihli bir kararında bu konudaki hassasiyetini yineledi. Mahkeme, yıllık izin ücreti izne çıkmadan önce ödenmeyen işçinin, bu durumu haklı bir fesih sebebi olarak kullanabileceğine hükmetti. Kararda, işçinin ayrıca bir talepte bulunmasına gerek olmaksızın işverenin bu ödemeyi yapması gerektiği vurgulandı. Bu gerekçeyle iş akdini fesheden işçiler, kıdem tazminatlarını talep etme hakkına sahip olmaktadır.
İşverenler İçin Risk ve Fırsatlar
Yıllık izin ücretinin ödenmemesi, işverenler açısından nitelikli ve tecrübeli personelin kaybına yol açabilecek ciddi bir risk taşımaktadır. İşçi, bu gerekçeyle işten ayrıldığında kıdem tazminatını alabilirken, iznin başladığı tarihten itibaren altı iş günü içinde ayrılması durumunda ihbar tazminatı yükümlülüğünden de muaf olabilmektedir. Ancak, ücretleri zaten ay başında peşin ödenen işçiler için bu madde kapsamında ek bir ödeme zorunluluğu bulunmamaktadır.
Uzmanlar, işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesinin hem iş barışını koruduğunu hem de olası hukuki uyuşmazlıkların önüne geçtiğini belirtiyor. İşçilerin ise haklarını bilmeleri ve ücret ödemeleri konusunda yaşanan aksaklıklarda yasal yollara başvurmadan önce durumu yazılı olarak kayıt altına almaları tavsiye ediliyor.