Türkiye'de terörsüz bir dönemin inşası amacıyla yürütülen süreç, niyet beyanlarından somut adımlara doğru ilerliyor. Sürecin en kritik aşamalarından biri olarak değerlendirilen bu dönemde, hem siyasi hem de güvenlik odaklı gelişmeler eş zamanlı olarak takip ediliyor. DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere yeniden adaya hareket ederken, TBMM kanadında da yasal hazırlıklar hız kazandı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, partilerin ortak mutabakatıyla hazırlanacak bir yasa teklifinin yakın zamanda Meclis gündemine geleceğini duyurdu. Söz konusu yasal düzenlemenin genel af niteliği taşımadığı, aksine silah bırakma sürecinin hukuki sonuçlarını düzenleyen geçici ve müstakil bir çerçeve yasa olduğu vurgulanıyor. Bu yasanın, süreç tamamlanmadan yürürlüğe girmeyeceği belirtiliyor.
Güvenlik birimlerinin uydu görüntüleriyle teyit ettiği bilgilere göre, PKK unsurları Türkiye-Irak sınırındaki 81 kamp ve barınma alanını boşalttı. Daha önce haziran ayında tahliye edilen 72 noktayla birlikte, toplamda 150'yi aşkın bölgenin terk edildiği kaydedildi. Çarçella kampı, Hüda Tepe, Avaşin'deki karargâhlar ve Zap Vadisi'ndeki sığınakların boşaltılması, sahadaki operasyonel baskıyı ve şiddetin sona ermesi ilkesini güçlendiren bir adım olarak değerlendiriliyor. Teröristlerin sınır hattından uzaklaşarak Kandil'in doğu yakasına kaydığı gözlemleniyor.
Süreç şu anda güven inşası aşamasından, yasal ve kurumsal çerçeveleme aşamasına geçiş evresinde bulunuyor. 2013-2015 dönemindeki süreçten farklı olarak, bu kez daha temkinli, çok taraflı ve güvenlik öncelikli bir modelin izlendiği dikkat çekiyor. Uzmanlar, kampların boşaltılması gibi belgelenebilir adımların sürecin ciddiyetini kanıtladığını ifade etse de, geçmişin travmaları ve toplumdaki kaygılar nedeniyle güvenin hâlâ kırılgan olduğu belirtiliyor. Türkiye'nin tarihî bir yol ayrımında olduğu bu süreçte, atılacak yeni adımlar ve siyasi iradenin tutumu, barışın hukuki ve toplumsal zemine oturup oturmayacağını belirleyecek.