İran ve Umman, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki nakliye rotalarının coğrafi koordinatlarını belirlemek üzere nihai bir anlaşmaya vardı. Tahran yönetimi, bu mutabakatın teknik, hukuki, güvenlik ve çevresel boyutları kapsayan ortak bir bildiri ile duyurulacağını açıkladı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sürecin üçüncü taraflarca engellenmemesi gerektiğini vurguladı.
Anlaşmanın en tartışmalı noktası, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik iddiaları ve bu su yolundan geçiş ücreti talep etme isteği olarak öne çıkıyor. Bu yaklaşım, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde seyrüsefer serbestisini savunan ABD ve Körfez ülkelerinin politikalarıyla doğrudan çatışıyor. Bekayi, ABD'nin bölgedeki deniz ablukası ve İran karşıtı eylemleri devam ettiği sürece, bu ikili anlaşmanın boğazdaki seyrüsefer güvenliğini tek başına garanti edemeyeceğini belirtti.
İran devlet televizyonu, görüşmelerin iki ülkenin kontrolünde bir "orta koridor" oluşturulmasına odaklandığını aktarırken, diğer resmi yayın organları müzakerelerin ABD ile doğrudan bir bağlantısı olmadığını savundu. Buna karşın ABD Başkanı Donald Trump, katıldığı bir televizyon programında Washington'ın müzakere sürecinin bir parçası olduğunu ve görüşmelerin olumlu ilerlediğini iddia etti. Trump, boğazın yakın zamanda açılmaması durumunda sert karşılık verileceği mesajını verdi.
Küresel petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin gerçekleştiği bu kritik enerji geçiş noktası, Şubat ayında düzenlenen saldırıların ardından İran tarafından fiilen kapatılmıştı. Uzmanlar, boğazın kriz öncesi statüsüne dönmesinin ya rejim değişikliği ya da bölgede kesintisiz bir askeri varlık gerektirdiğini, ancak her iki seçeneğin de Washington için stratejik ve mali açıdan zorlayıcı olduğunu değerlendiriyor.