ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu tarafından açıklanan verilere göre, dünyanın en büyük ekonomisinde fiyat artışları temmuz ayında yavaşlama eğilimi gösterdi. Yıllık enflasyon oranı yüzde 3,4 seviyesine gerilerken, aylık bazda fiyatlar yüzde 0,1 oranında artış kaydetti. Gıda ve enerji kalemlerinin hariç tutulduğu çekirdek enflasyon ise yıllık yüzde 2,5 seviyesine indi.
Ekonomik verilerin beklentilerle uyumlu gelmesine rağmen, Fed'in eylül ayındaki faiz politikasına dair belirsizlik devam ediyor. Fed, 29 Temmuz'da gerçekleştirdiği toplantıda gösterge faiz oranını yüzde 3,50 ile 3,75 aralığında sabit tutma kararı almıştı. Ancak kurul üyeleri arasında faiz artışı konusunda görüş ayrılıkları yaşanıyor. Üç bölgesel Fed başkanının faiz artışı yönünde oy kullanması, son on yılın en yüksek muhalefet oranlarından biri olarak kayıtlara geçti.
İstihdam piyasasındaki zayıf tablo da dikkat çekiyor. Temmuz ayında 83 bin kişilik artış beklenirken, ekonomide 23 bin kişilik istihdam kaybı yaşandı. İşsizlik oranı yüzde 4,1 seviyesinde seyrederken, ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kalması stagflasyon endişelerini yeniden gündeme getirdi.
Enflasyon üzerindeki en büyük dışsal risklerden biri ise enerji piyasalarından geliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin kısıtlı kalması, Brent petrol fiyatlarının temmuz başındaki dip seviyelerinden yaklaşık yüzde 25 oranında yükselmesine yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik ekonomik baskıların zamana yayılarak devam edeceğini belirtirken, petrol fiyatlarındaki risk priminin kalıcı olabileceği değerlendiriliyor.
Yatırımcılar, Fed'in eylül ayındaki olası hamlelerini tahmin etmekte zorlanıyor. CME FedWatch verilerine göre, faiz artışı ihtimali verilerin ardından yüzde 42 seviyelerine gerilese de piyasalar hala net bir yön belirleyebilmiş değil. Önümüzdeki dönemde açıklanacak üretici fiyatları, perakende satış verileri ve yeni istihdam raporları, Fed'in karar sürecinde belirleyici rol oynayacak.