İzlanda vatandaşları, Avrupa Birliği'ne katılım sürecinin yeniden canlandırılması veya bu ihtimalin tamamen rafa kaldırılması konusundaki tercihlerini belirlemek amacıyla sandık başında bulunuyor. Yerel saatle sabah dokuzda başlayan oy verme süreci, akşam saat ona kadar devam edecek. Seçmenler, üyelik müzakerelerine geri dönülmesini destekleyip desteklemediklerini oyluyor.
Sandıktan çıkacak bir Evet kararı, ülkeyi doğrudan birliğe bağlamayacak olsa da, müzakere sürecinin önündeki engelleri kaldıracak. Olası bir üyelik anlaşması metni hazırlanması durumunda, bu metin tekrar halkın onayına sunulacak. İzlanda, 2009 yılındaki ekonomik krizin ardından birliğe başvurmuş, ancak 2013'te iktidara gelen AB karşıtı yönetim, 2015 yılında adaylık başvurusunu resmen geri çekmişti. Mevcut AB yanlısı koalisyon ise seçim vaatleri doğrultusunda bu referandumu düzenledi.
Nüfusu 400 binin altında olan İzlanda, birliğe katılması halinde en küçük üye devlet konumuna gelecek. Avrupa projesinin genişleme ivmesi açısından büyük önem taşıyan bu oylama, özellikle Norveç gibi ülkeler tarafından dikkatle takip ediliyor. Erken oy kullanma sürecinde seçmenlerin yaklaşık yüzde 15'inin sandığa gitmiş olması, katılımın yüksek olacağına dair bir işaret olarak değerlendiriliyor. Reykjavik'teki katılım oranlarının, önceki parlamento seçimlerine kıyasla daha yüksek seyrettiği gözlemlendi.
Kamuoyu araştırmaları, toplumun bu konuda ikiye bölündüğünü gösteriyor. Maskína tarafından gerçekleştirilen son anket, Evet diyenlerin oranını yüzde 50,4, Hayır diyenlerin oranını ise yüzde 49,6 olarak belirledi. Sonuçların birbirine çok yakın olması, kesin bir tahminde bulunmayı zorlaştırıyor. Referandumun danışma niteliğinde olmasına rağmen, çıkacak net bir sonucun hükümet üzerindeki siyasi baskıyı artırması bekleniyor. İlk resmi verilerin pazar sabahı açıklanması öngörülüyor.