Orta Doğu'da yeniden tırmanan gerilim, İran'ın Buşehr ve Konarak şehirlerinde düzenlenen hava saldırılarıyla yeni bir boyuta taşındı. İran devlet medyası, gece saatlerinde gerçekleşen saldırılarda askeri karargahların ve deniz kuvvetlerine ait bölgelerin hedef alındığını duyurdu. Sistan-Beluçistan ve Hürmüzgan eyaletlerinde de şiddetli patlama seslerinin duyulduğu bildirildi.
Saldırıların ardından gözlerin çevrildiği Washington yönetimi, olayla herhangi bir ilgisi olmadığını resmen açıkladı. ABD'li yetkililer, saldırıların arkasında Kuveyt ve Bahreyn'in olabileceği iddiasını gündeme getirdi. Bölgedeki bu askeri hareketlilik, küresel enerji piyasalarında endişeye yol açarken, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin 8 Temmuz tarihinden itibaren ciddi oranda azaldığı gözlemlendi.
Yaşanan gelişmeler üzerine bölgesel diplomasi trafiği hız kazandı. Katar, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistanlı yetkililer, hem Tahran hem de Washington ile acil temaslarda bulunarak gerilimi düşürmeye yönelik arabuluculuk faaliyetlerini yoğunlaştırdı. Taraflar arasında sağlanan ateşkesin bozulmasıyla birlikte bölgedeki belirsizlik sürerken, uluslararası toplumun gözü diplomatik görüşmelerden çıkacak sonuçlara çevrildi.