Küresel iklim değişikliği, ormansızlaşma ve tarımsal hastalıklar, dünya genelindeki kakao üretimini ve çikolata endüstrisini ciddi bir risk altına sokuyor. Özellikle tek tip ürün yetiştiriciliğinin ekinleri dış tehditlere karşı savunmasız bırakması, uzmanları biyoçeşitliliği artıracak yeni arayışlara yöneltti. Bu kapsamda, dünyanın en büyük sekizinci kakao üreticisi olan Peru'da gerçekleştirilen kapsamlı bir bilimsel çalışma, sektörün geleceği adına umut verici sonuçlar ortaya koydu.
390 ağacın genetik haritası çıkarıldı
Jamaika'daki West Indies Üniversitesi'nden Lambert Motilal önderliğindeki uluslararası bir ekip, Peru'nun çeşitli bölgelerindeki yerli çiftliklerde bulunan 390 yabani ve yarı yabani kakao ağacını incelemeye aldı. Araştırmacılar, ağaçların DNA yapısındaki tek harflik değişimleri analiz ederek bitkilerin birbirleriyle olan akrabalık bağlarını ve genetik haritalarını belirledi. PLOS One dergisinde yayımlanan bu çalışma, daha önce bilinen grupların ötesinde, literatürde daha önce hiç yer almayan 4 yeni kakao soyunun varlığını kanıtladı.
Kaliteli üretim için yeni kaynak
Bilim insanları, keşfedilen bu yeni türlerden ikisinin, yüksek kaliteli ve lezzetli kakao çekirdekleri üretme konusunda büyük bir potansiyel taşıdığını vurguluyor. Uzmanlar, bu bulguların Peru'nun genetik zenginliğine dair anlayışı değiştirdiğini ve hem koruma çalışmaları hem de kaliteli çikolata üretimi için somut bir kaynak oluşturduğunu ifade ediyor.
CCN 51'in kökeni aydınlatıldı
Çalışma, yüksek verimliliği ve hastalıklara karşı direnciyle bilinen popüler CCN 51 kakao çeşidinin soy geçmişini de ilk kez netleştirdi. Genetik analizler, bu çeşidin daha önce bilinen dört farklı soyun birleşiminden meydana geldiğini ortaya koydu. Elde edilen verilerin, yerli çiftçilerin ekonomik koşullarını iyileştirmesi ve küresel kakao endüstrisinin uzun vadeli sürdürülebilirliğine katkı sunması hedefleniyor.