Küresel emtia piyasalarında temmuz ayı, baz metaller açısından hareketli bir dönem olarak kayıtlara geçti. Yapay zeka teknolojilerine yönelik devam eden yoğun talep, ABD Merkez Bankası'nın faiz politikalarına dair beklentiler ve dolar endeksindeki gevşeme, fiyatların yukarı yönlü hareket etmesinde temel belirleyiciler oldu. Özellikle arz tarafındaki endişeler, piyasalardaki sıkışıklığı derinleştirdi.
Bakır ve Nikelde Dikkat Çeken Artış
Tezgah üstü piyasalarda libre bazında bakır fiyatları yüzde 4,7, nikel fiyatları ise yüzde 5,2 oranında değer kazandı. Alüminyum, çinko ve kurşun gibi diğer baz metallerde de benzer şekilde yükseliş eğilimi gözlemlendi. Uzmanlar, mevcut maden projelerinin hızla artan tüketim ihtiyacını karşılamakta zorlanabileceğine dair kaygıların, özellikle bakır piyasasında arz baskısını artırdığını ifade ediyor.
Güney Kore ve Şili'den Stratejik Hamle
Piyasalardaki arz endişelerine karşı ülkeler arası iş birlikleri de hız kazandı. Dünyanın en büyük bakır üreticisi olan Şili ile yarı iletken ve batarya teknolojilerinde öncü Güney Kore, kritik mineral tedarik zincirini güçlendirmek amacıyla bakanlık düzeyinde bir mutabakat sağladı. İki ülke, lityum ve bakır odaklı beş ayrı mutabakat zaptı imzalayarak teknoloji ve bilgi paylaşımı konusunda ortaklıklarını derinleştirme kararı aldı.
Yapay Zeka Talebi Belirleyici Olmaya Devam Ediyor
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, baz metallerdeki fiyat hareketliliğini değerlendirirken yapay zeka sektörünün rolüne dikkat çekti. Ergezen, küresel büyümenin lokomotifi konumundaki yapay zeka yatırımlarının, metal talebini ciddi oranda desteklediğini vurguladı. Yapay zeka şirketlerinin hisselerinde zaman zaman dalgalanmalar yaşansa da, reel sektördeki büyümenin sürmesi nedeniyle baz metallerin düşüşlere karşı daha dirençli bir seyir izlemesinin beklendiğini belirtti.
Öte yandan, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin alüminyum tedariki üzerindeki olumsuz etkileri ve Endonezya'nın nikel ihracatına getirdiği kota sınırlamaları, küresel piyasalardaki arz risklerini canlı tutmaya devam ediyor. Londra ve Şanghay borsalarındaki stok seviyelerinin düşüklüğü de fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.