Imperial College London bünyesindeki araştırmacılar, hayvancılığın çevre üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla etin temel özelliklerini bitkilere aktaran yenilikçi bir yöntem geliştirdi. Frontiers in Plant Science dergisinde yayımlanan çalışmada, etin kırmızı rengini, aromasını ve besleyici değerlerini belirleyen miyoglobin proteini, marul ve tütün bitkilerinde başarıyla üretildi.
Gen tabancası ile aktarım
Bilim insanları, domuz miyoglobinini üretmek için optimize edilmiş genleri, biyolistik dönüşüm olarak bilinen gen tabancası yöntemiyle bitkilerin kloroplastlarına yerleştirdi. Yapılan testler, bu genetik değişikliğin bitkilerin sağlıklı gelişimini engellemediğini ve fotosentez süreçlerinde herhangi bir bozulmaya yol açmadığını ortaya koydu. Ayrıca, üretilen bu özelliğin tohumlar aracılığıyla yeni nesil bitkilere de aktarılabildiği doğrulandı.
Sürdürülebilir üretim potansiyeli
Çalışma kapsamında marulun kilogram kuru ağırlığı başına yaklaşık 810 miligram, tütünün ise 800 miligram miyoglobin ürettiği tespit edildi. Bu miktar, hayvan kasındaki yoğunluğun yaklaşık 10'da biri seviyesinde kalsa da araştırmacılar, bitki yetiştiriciliğinin hayvancılığa kıyasla çok daha az su, arazi ve enerji gerektirdiğine dikkat çekiyor. Hektar başına verimlilik hesaplandığında, bitkisel üretimin hayvancılıkla rekabet edebilecek bir potansiyele sahip olduğu değerlendiriliyor.
Gelecekteki zorluklar
Projenin önündeki en büyük engellerden biri, proteinin işlevselliği için gerekli olan "hem" molekülünü bağlama oranının henüz düşük olmasıdır. Tütünden elde edilen miyoglobinde bu oran yüzde 35 civarında kalırken, bakteriyel üretimlerde bu değer yüzde 80'lere ulaşabiliyor. Araştırmacılar, bir sonraki aşamada bitkilerin hem üretim mekanizmasını güçlendirerek daha yüksek verim elde etmeyi hedefliyor.
Henüz kavram kanıtlama aşamasında olan bu teknolojinin ticari bir ürüne dönüşmesi için üretim miktarlarının artırılması, lezzet testlerinin yapılması ve yasal onay süreçlerinin tamamlanması gerekiyor. Başarılı olması durumunda, bu yöntemle üretilen proteinlerin bitkisel et ürünlerine eklenmesi veya doğrudan taze gıda olarak tüketilmesi planlanıyor.